SARSINTI
  • WpView
    Reads 10,819
  • WpVote
    Votes 697
  • WpPart
    Parts 16
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Apr 19, 2020
Yere düşüp kanlar içinde parçalara ayrılan cam bardağın parçalarında çocukluğumu aradım. Kanamazdı bardaklar. Parçalara da ayrılmazdı kalpleri. Kalpleri yoktu ki onların. Parçalarını kaybetti hepsi... Çocukluğum yoktu benim. Bir sabah uyandığımda anne sesi duymak istemedim. Çünkü annem vardı benim. Sizin hayatınızı sizden aldılar mı hiç? Gözlerinizi alıp başka bir insana takmaktan veya böbrek naklinden bahsetmiyorum. Benim, kaybolup gidecek bu topraktan bedenimin, başka bir hayata ait olduğunu öğrendim. Ne var ki diyeceksiniz, kendini bu boş hayata sen mi hapsettin? Ben; Asel, baldan bir ırmakken, kuruyup gittim. Çocukların parklarda mutluluk çığlıkları attığı yaşlarda ben gözyaşlarımı sildim. Mumdan bir çığlık değildim, söndüm ama yanmaya devam ettim. Savaşın ne olduğunu bilmezken, barışı düşledim. Bir kar küresinin içindeki kar tanesi değildim, olsam cam fanusu günden güne kirletirdim... Kar demişken, kar taneleri beyaz olurdu. Ama ben bu yangının içinde, alevden bir kütleyim...
All Rights Reserved
#52
sarsıntı
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • KORKUT / bxb
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Mafyaymısmıs
  • Gecenin Ucunda |  Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines