"Alya yeter sus artık!"
Aniden bağırmasıyla yerimde titremiştim. Benim şirketimde bana bağırıyordu.
Ne hakla!
Bu hakkı ona kim veriyordu!
Tamam Berk'e ve benimki kadar büyük, devasa şirketine hakaret etmiş olabilirim ama o sadece bir anlık bir sinirdi.
aniden işaret parmağını kaldırıp ileri geri salladı.
"Bana hakaret edebilirsin, umurumda olmaz ama aile yadigarı olan şirketime asla hakaret edemezsin, ETTİRMEM!"
Öyle bir sinirdi ki bu benim bile tüylerimi ürpertmişti. Yavaş ama Derince yutkundum.
Avuç içlerim terlemişti ve korkuyla ellerimi yumruk yapmıştım. Her korktuğumda sertçe ellerimi yumruk yapardım.
"Ö-özür dilerim ben..."
Elini kaldırarak beni susturdu.
"Sen ne kadar kibirli bir kızsın ya."
Şaşkınlıkla bir anda dudaklarım aralandı.
"Kendini beğenmiş, egoist, kavgacı daha sayayım mı?"
Benimle ilgili böyle mi düşünüyordu?Peki bu sözleri neden kalbimi acıtmıştı?
"Seni alttan aldığım yeter anladın mı? Bıktım! Şirketinden de senden de bıktım anladın mı? Bıktım!"
Gözümden bir damla yaş düşerken hızlı adımlarla odamdan çıkıyordu. Ama bu adımlar bana o kadar ağır adımlar gibi gelmişti ki.
Gitme demek istiyordum.
Ama neden bilmiyorum? Sadece gitmesini istemiyorum.
"Berk dur!"
Ama durmadı kapıyı sertçe kapatıp çıktı.
All Rights Reserved