Story cover for Devin (kitap oldu) by candyssgr
Devin (kitap oldu)
  • WpView
    Reads 5,320
  • WpVote
    Votes 299
  • WpPart
    Parts 24
Sign up to add Devin (kitap oldu) to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
Müfr-ü Cefa | TÖRE by _hissizyazar
40 parts Ongoing Mature
"Gidiyorum," dedim, burnumu çekerek. Gözyaşlarımı elimin tersiyle sildim; ona belli etmemeye çalıştım. "Git," dedi düz bir sesle. Vazgeçmiş gibiydi... Benden, bizden, bize dair her şeyden. "Bir daha asla dönmeyeceğim buralara," dedim. Mavilerinin içine bakarken dudaklarım titriyordu. Ağlıyordum. O ise bu hâlime hüzünle bakıyordu. Gözlerinden bin türlü duygu geçiyordu ama yüzü sertti. Kendini tutuyordu. Belliydi; çoktan kararını vermişti. "Dönme," dedi keskin bir sesle. Boğazıma bir yumru oturdu. Konuşamadım. Sadece baktım... Ve ilk kez, gerçekten kaybettiğimizi anladım. "Seni hiç özlemeyeceğim!" dedim. Sözlerim dudaklarımdan çıkarken bile yalandı ama ona acı vermesini istedim. Bana baktı. Gözlerinde kırgınlık vardı; öyle derin, öyle sessizti ki insanın içini parçalayan cinsten. "Özleme," dedi. Ama Biranda beni kendine çekip öyle bir sarıldı. Sarılışı her şeyi yakıp kül ediyordu. Beni öyle sıkı sardı ki, sanki bırakırsa yok olacağımı biliyordu. Gitmemi istemiyordu. Belli edemiyordu. Ama bedeninin titremesi ele veriyordu onu. "Affetmeyeceğim de!" dedim. Kollarım ona daha da kenetlendi. Gözyaşlarım göğsünü ıslatıyordu. Son kez kokusunu içime çektiğimi iliklerime kadar hissediyordum. Burnumun direği sızladı. Bu, onun içimde bıraktığı son izdi. "Affetme," dedi. Sesi sertti ama öfkesi bana değil, çaresizliğeydi. Bizi buna mecbur bırakan her şeye... Ve biraz da bana. O da affetmeyecekti. Kendini de, beni de. "Artık sevmeyeceğim!" dedim. Acım o kadar büyüktü ki, onu sevdiğimi inkâr ederek itiraf etmiştim. Dudaklarının kenarı titredi. Öpücükleri saçlarımda dolaşırken boğazından kopan o kırık sesle- "Sevme," dedi. İkimiz de yanıyorduk. Aynı ateşin içindeydik. Ama o, kül olmayı sessizce öğrenmişti.Son kez baktım yüzüne. Bu kez gerçekten sondu.
AZE by kelebekleroldu1
40 parts Ongoing
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
ÖLÜMCÜL ZAAF by NazlSmiler
23 parts Ongoing
"Kardeşlerine dokunmalarına izin vermeyeceğim, Ayperi." Genç kızın gözlerinde parlayan umut ışığıyla kalbi sıkıştı Atahan'ın. Az sonra söyleyeceklerinden sonra meftun olduğu gözlerdeki umudun yavaş yavaş solmasını izlemeye yüreği el vermiyordu. Daha söylemediklerinin ağırlığıyla gücü azalmıştı. Geniş sırtını kıza çevirip derin bir nefes çekti içine. "Tek bir şartla!" "Ne isterseniz yaparım Atahan bey. Yeter ki beni kardeşlerimden ayırmalarına izin vermeyin." Dedi titreyen sesiyle. Hırpalanmaktan yırtılan elbisesi ve yara bere içinde olan bedenine rağmen iki kardeşine de sıkı sıkı sarıldı. Her ikisi de az önce yaşadıkları saldırıyla sus pus olmuşlardı. Kardeşlerinin gözlerinde gördüğü korkuyla içi yandı. Onları zalim amcalarından korumak istercesine sıkı sıkı sinesine bastırdı. Dış kapının daha sert yumruklanmasıyla korkuyla kardeşlerine daha çok sarıldı. Amcalarının bağırış seslerini duymamak için kulaklarını kapatmak istiyordu Ayperi. Hıçkırık sesleri Atahan'ın kulağına gelirken hissettiği vicdan azabıyla gözleri doldu. Avucunu yumruk yapıp ısırdı tüm hırsını çıkarırcasına. "Karım olmanı istiyorum!" Ortama bomba etkisi yaratan sözlerle her ikisi de sarsıldı. Bu sefer odada ikisinin sert soluk sesleri yankılanıyordu. Ayperi şaşkındı, Atahan ise darmadumandı. Çaresiz bir kızı sırf duygularını tatmin etmek için kendine mecbur bırakmıştı. Yaptığının adice olduğunu biliyordu ama ilk kez yüreğine yerleşen bu aşkı, kaybetmek istemeyecek kadar bencil bir adamdı. Burnunu dikleştirerek devam etti sözlerine, "Eğer benimle evlenmeyi kabul edersen amcalarının Kars'ın sınırlarından girmelerine bile izin vermem."
You may also like
Slide 1 of 8
KABİR | TAMAMLANDI cover
GECENİN FIRTINASI cover
Cellat cover
Müfr-ü Cefa | TÖRE cover
AZE cover
ÖLÜMCÜL ZAAF cover
Kararmış Kalpler (+18) cover
SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting cover

KABİR | TAMAMLANDI

33 parts Complete

"Seni buraya,bunca yıldan sonra döndüren nedir abi?" Mustafa karşısında oturan abisine bakarken,Kabir derin düşüncelerinden çıkıp gözlerini Mustafa'nın gözlerine dikti. "Keje," dedi acı dolu sesi ile."Onun için döndüm." "Keje delirdi abi.Sen onun tecavüze uğradığını öğrenip bu şehiri terk ettin edeli,Keje delirdi.Babası onu evlatlıktan reddedip eve almadı.Şimdi eski püskü bir evde kalıyor, saçı başı dağınık, komşular yemek verirse yiyor,vermezse yemiyor.Keje hayatını çoktan bitirdi abi,şimdi karşısına çıksan bile,seni hatırlamayacaktır.Durumu o derece kötü..." "Onda açtığım yaraları kapatabilir miyim?" "Kapatamazsın," dedi Mustafa kafasını her iki yana ağır ağır sallarken."Onda o kadar derin yaralar açtın ki sen,ne kadar uğraşsan,fayda etmez..."