Şapkalı

Şapkalı

  • WpView
    Reads 194
  • WpVote
    Votes 25
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Nov 19, 2017
En sonunda sinirlenerek elimde buruşturduğum kağıdı kafasına isabet ettirip, "Hey, Şapkalı!" diye bağırdım arkasından. Bana döndü, baştan aşağı iki dakika süzünce kulağında ki kulaklığı çıkarttı. Beni neden duymadığını şimdi anlıyordum. "Efendim?" dedi fazla kibar sesiyle. Kafasına kağıt atmama karşı kibardı. Her ne kadar ben kabaca davranmış olsam da. Utanırcasına sırıttım ve elimi enseme götürürken, "Özür dilerim, beni duymamazlıktan geldiğini sanmıştım yoksa-" devam etmeme izin vermeden kendisi araya girdi. "Yoksa ne? Kağıdı kafama fırlatmaz mıydın?" dediğinde kafamı olumlu anlamda salladım. Güldü. Çok güzeldi, gülüşü. "Bak ne diyeceğim," dedim elimi uzatıp. "En baştan alalım. Ben Ilgın ve sen de?" dedim sorarcasına. Elimi tuttu ve, "Aras." diye yanıtladı beni. Bütün gün hareketleriyle, koridorlarda kulaklıkla gezmesiyle, kimin ne dediğini aldırış etmeyen bu Şapkalı çocukla tanıştığıma göre, onu daha da yakından tanımam için bir fırsattı bu.
All Rights Reserved
#16
ılgın
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • KORKUT / bxb
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Mafyaymısmıs
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines