AŞK MI? GÜLDÜRME

AŞK MI? GÜLDÜRME

  • WpView
    Reads 1,765
  • WpVote
    Votes 142
  • WpPart
    Parts 8
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jul 19, 2018
WpInfo
Fiction
Romance
Bir insan hayatında kaç kez ezik duruma düşebilir ki? Kaç kez kendinden nefret eder etrafındaki insanlar yüzünden? Ben size cevap vereyim eğer orta okuldan beri sizin için ezik deniliyorsa her zamana. Alesya ben; herkes tarafından ezilen, sevilmeyen alesya. Bakmayın ismimin güzel oluşuna kendim çirkinim ben, içimin güzel olması yetmiyor işte bu devirde dışın güzel ise güzelsin sende ki ben güzel değilim. 5. Sınıfın sonuna doğru bir gerizekalının "seni gidi ezik" demesi sonucunda ezik lakabını aldım ben şuan ise 11. Sınıfa yeni geçeceğim fakat ufak bir değişim ile artık insanlara bana ezik demelerinin gününü göstereceğim, artık kendimi ezdirmeyeceğim. Sizde kendinizi ezdirmeyin çünkü emin olun siz sizken daha güzelsiniz kim ne diyor diye umursamayın ### Merhaba arkadaşlar bu benim 2. Hikayem düşman kolejlerden sonra umarım bu hikayeyi De beğenirsiniz ? şimdiden iyi okumalar ~~ Başlangıç tarihi 14 ekim 2017
All Rights Reserved
#52
loren
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Gözler Aynı Sen
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • ASENA
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines