Story cover for SEX HİKAYELERİ +18 by Mamihllapinatapai
SEX HİKAYELERİ +18
  • WpView
    Reads 45,750
  • WpVote
    Votes 79
  • WpPart
    Parts 2
  • WpView
    Reads 45,750
  • WpVote
    Votes 79
  • WpPart
    Parts 2
Ongoing, First published Oct 14, 2017
Mature
"Beni herkesten koruyup kendinden koruyamayan Mantus," diye fısıldadım renksiz bir sesle. "Biliyor musun bu gece güneşle birlikte ay da battı. Elimde sana ait bir fotoğraf bile yoktu, yalnızca inancım vardı. Sen onu benden aldın."

Onun var oluşunu kendime bile kanıtlayamıyorum çünkü bir çeşit büyü gibiydi. Kaçık bir gecenin sabahında doğan yorgun bir güneşe benzerdi, ruhumu ona ait hissettiğim zamanları özlüyorum çünkü hayatımı hep kimsesiz yaşamaya alıştım. Yalnız köksüz bir ağaç gibi hissetmeyi ve Tanrı'nın bana bunu reva gördüğünü düşünmeyi kabul ettim. Onu bulduğum gün Lisede aldığım güzel notlara sevindiğim kadar çok sevinmiştim ve artık ondan ayrı kalmam olanaksız bir ihtimaldi. Ona yeterince kötülüğü ve kirli yanlarımı gösterdim ama o bunların hiçbirini sorun yapmadı. O bana insanların baktığı gibi bakmadı ve ben onun kollarında büyüyen iyi kalpli bir canavardım. Onun anlattığı masalları dinledim, onun yarattığı kahramanlarla dövüştüm ve sonunda onu anlayamayacak kadar köreldim. O burda bir yerde değil, o yazdığım kitapların arasında, söylediğim şarkıların içinde, o hâlâ tertemiz ve ben yeterince kirlendim. 
Dünya tam olarak nasıl bir tımarhaneye dönüşecek bilmiyorum, insanlar birbirlerini daha ne kadar süre kullanıp çöpe atacak umrumda değil. 
O yanlış bir zamanda başıma gelen en güzel doğruydu ve ben onu tamamen kaybettim.



+18 içerik barındırmaktadır.




Kitap Tasarımı: @zeynepkuter77 @NotteOffıcial
All Rights Reserved
Sign up to add SEX HİKAYELERİ +18 to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
EMANET by aysegulkalayzengin
51 parts Complete
Bebeği lösemi olan Arslan ile kardeşinin beyninde tümör olan Ayşegül, çaresizlik dolu bir dönemde kaderin ağlarını örmesiyle karşılaşır. Onların çaresizlikten başlayan zoraki evlilikleri, acaba güçlü bir aşka yuva olabilecek miydi? "Sakin misin?" diye sorduğunda, iyice yaklaştı. "Sakinim." Onun sözlerinden cesaret alarak, dudaklarıyla dudaklarına dokundu ama ansızın yüzüne yediği tokatla, şaşkına döndü. Ayşegül'ün tedirgin bakan ela gözleri, kırpışan kirpiklerinin altında fazlasıyla masum duruyordu. "Özür dilerim." "Önemli değil... Şimdi ben seni tekrar öpeceğim ve sen bana tokat atmayacaksın." "Sen öpeceksin, ben tokat atmayacağım." "Aynen öyle..." "Tamam." "Öpüyorum." "Öp..." "Tokat yok?" "Tokat yok." Arslan, dudaklarını hafifçe onun dudaklarına değdirdiğinde, Ayşegül istemsizce geri çekildi. Onun gerilemesiyle, Arslan ona doğru yaklaştı. "Kaçarsan olmaz." "Kaçmamam lazım, evet!" "Ayşegül, sakin kal..." "Sakinim. Gayet sakinim!" Karısının titreyen ellerini tuttu ve dudaklarına götürüp öptü. Onu yatıştıracak başka bir çare bulamamıştı. Onun derin bir şekilde nefes almasıyla, rahatlamaya çalıştığını gördü ve tekrar denedi. Dudaklarını onun dudaklarına yakınlaştırdı ve ansızın Ayşegül'ün onu öpmesiyle şaşkınlığa uğradı. Geri çekilen Ayşegül, telaşla söylendi. "Çok pardon! Sen öpecektin, ben tokat atmayacaktım! Ben yanlışlıkla öptüm!" Arslan, kıza şaşkınca baktı. Bu kız gerçek miydi? "Biz öpüşmeye bu kadar zaman harcadıysak, gerisi..." diyen Arslan, geri çekilip önüne döndü. Ne yapsaydılar acaba? Sakin yaklaşınca, becerememişlerdi. Bir anda mı olsaydı? Bir de onu denemek isteyerek tekrar karısına döndü ve ansızın dudaklarına yapıştı. Uzun öpücüğü, nefes almak adına sonlandığında, tekrar yanağına yediği tokatla şaşkınlığa uğradı. "Ayşegül, tokat yok demi
Rayiha | Köy - Anlaşmalı Evlilik by mavverra
46 parts Ongoing
Nehirde yıkanırken kendisini izlediğinden habersiz olduğu adam onu boğulmaktan kurtarır. Fakat suni teneffüs yaptığını gören köylüler onları sevişiyor sanınca olaylar bir namus davasına dönecek şekilde karışır. ❝Bataklığın neredeyse son bulduğu bu noktada karşısına çıkan manzara onu şaşkına çevirmişti. Bu kadar tenha ve tehlikeli sayılabilecek bir yerde bir insan neden yıkanmayı seçerdi? Aklına ilk olarak suyun serinliğinin cazibesi ya da bataklığın hemen ötesindeki doğal kaynaktan gelen berrak su ihtimali gelse de mahremiyet ihtiyacı düşüncelerine hiç uğramadı. Genç kadın önce ıslaklığı sebebiyle üzerinde yalnızca ince bir tabaka gibi duran kombinezonunu ağır hareketlerle çıkarıp bir kayanın üzerine bıraktı. Ardından sütyeninin kancalarını çözüp omuzlarından kaydırdı ve onu da aynı yere bıraktı. O an suyun yansımalarıyla parlayan bembeyaz, dolgun göğüsleri gözlerinin önünde bütün çıplaklığıyla belirmişti. Bakışları istemsizce o dik ve kusursuz yuvarlaklığa kaymış, ardından ucundaki canlı pembe tomurcukları seçmişti. Bu görüntünün şimdiye dek gördüğü en baştan çıkarıcı şey olduğunu düşündü bir an.❞ ▪︎Rayiha : Hoş koku ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsellik ve küfür barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar, duyar kasacaklar uğramasa çok iyi olur. Tamamen eğlenmek amaçlıdır. Kadına şiddet ve tecavüz yoktur.
Karanlığın Tutsağı +18 by lyrdaas
50 parts Ongoing
"Benden kaçabilirsin sanıyorsun, ama adımların nereye giderse gitsin, gölgen yine bana ait. Adını bile fısıldamadan yaşayamam; sen, kendini unutsan bile bende kalacaksın." Alpay Aras Demirkıran "Onun karanlığında boğulmakla, onsuz yaşayamamak arasında kaldım... ve galiba ikincisi daha korkutucu." Simay Altan Gazeteci olan Simay, kimsenin cesaret edip eline alamadığı dosya üzerinde çalışmaya başlar. Bu dosya, kimsenin dokunmaya cesaret edemediği mafya patronu Alpay Aras Demirkıran'ın dosyasıdır. Bunun hayatındaki en büyük haber olacağını sanıyordu. Oysa bu, hayatını geri dönüşsüz bir şekilde çalacak adamla tanışmasının başlangıcıydı. Sigara dumanı, yağmur kokusu ve tehlikenin çekici yüzü... Simay, her adımda daha çok karanlığa çekiliyordu. Ve bazen, en büyük hata; gerçeği ararken, onu koruyacak olanın aynı zamanda seni mahvedecek kişi olmasıydı. -Kesit- "Sana olan bu his," diye başladı, parmakları kucağındaki tenimi okşarken. "Bu, sadece bir aşk değil. Bu, benim varoluşumun tek nedeni. Sen, benim son sığınağım, ilk ve tek zaafımsın." Aras... Bu adam... O, bir mafyaydı. Kanlı elleri, karanlık sırları ve tüm dünyayı yönetme gücü vardı. Ama bana baktığında, o kehribar gözlerde gördüğüm şey... o, dünyanın en büyük zayıflığıydı. Ve o zayıflık, bendim. ​Bana "zaafım" demesi... Bu, bir milyon dolarlık mücevherden daha değerliydi. Onun laneti bendim... Eğer ben onun ilk ve tek zaafıysam, oda benim son ve tek sığınağımdı Ve biliyordum ki, bir gün o zaafı için dünyayı yakarsa, ben o alevlerin içinde gülümseyerek yanacaktım. Not:Bu kitapta bol bol smut içerik olacak yani +18 sahneler, argo kelime küfür vb. şeyler ön planda. Rahatsız olanlar okumasın lütfen.
You may also like
Slide 1 of 10
EMANET cover
Rayiha | Köy - Anlaşmalı Evlilik cover
Virane Kelebek [Berdel] cover
MAVİ DENİZ cover
MALKOÇOĞLU cover
Karanlığın Tutsağı +18 cover
ASLAN'IN KALBİ cover
Döneceksin Diye Söz Ver cover
KALBİMDEKİ İZİN +18  cover
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) cover

EMANET

51 parts Complete

Bebeği lösemi olan Arslan ile kardeşinin beyninde tümör olan Ayşegül, çaresizlik dolu bir dönemde kaderin ağlarını örmesiyle karşılaşır. Onların çaresizlikten başlayan zoraki evlilikleri, acaba güçlü bir aşka yuva olabilecek miydi? "Sakin misin?" diye sorduğunda, iyice yaklaştı. "Sakinim." Onun sözlerinden cesaret alarak, dudaklarıyla dudaklarına dokundu ama ansızın yüzüne yediği tokatla, şaşkına döndü. Ayşegül'ün tedirgin bakan ela gözleri, kırpışan kirpiklerinin altında fazlasıyla masum duruyordu. "Özür dilerim." "Önemli değil... Şimdi ben seni tekrar öpeceğim ve sen bana tokat atmayacaksın." "Sen öpeceksin, ben tokat atmayacağım." "Aynen öyle..." "Tamam." "Öpüyorum." "Öp..." "Tokat yok?" "Tokat yok." Arslan, dudaklarını hafifçe onun dudaklarına değdirdiğinde, Ayşegül istemsizce geri çekildi. Onun gerilemesiyle, Arslan ona doğru yaklaştı. "Kaçarsan olmaz." "Kaçmamam lazım, evet!" "Ayşegül, sakin kal..." "Sakinim. Gayet sakinim!" Karısının titreyen ellerini tuttu ve dudaklarına götürüp öptü. Onu yatıştıracak başka bir çare bulamamıştı. Onun derin bir şekilde nefes almasıyla, rahatlamaya çalıştığını gördü ve tekrar denedi. Dudaklarını onun dudaklarına yakınlaştırdı ve ansızın Ayşegül'ün onu öpmesiyle şaşkınlığa uğradı. Geri çekilen Ayşegül, telaşla söylendi. "Çok pardon! Sen öpecektin, ben tokat atmayacaktım! Ben yanlışlıkla öptüm!" Arslan, kıza şaşkınca baktı. Bu kız gerçek miydi? "Biz öpüşmeye bu kadar zaman harcadıysak, gerisi..." diyen Arslan, geri çekilip önüne döndü. Ne yapsaydılar acaba? Sakin yaklaşınca, becerememişlerdi. Bir anda mı olsaydı? Bir de onu denemek isteyerek tekrar karısına döndü ve ansızın dudaklarına yapıştı. Uzun öpücüğü, nefes almak adına sonlandığında, tekrar yanağına yediği tokatla şaşkınlığa uğradı. "Ayşegül, tokat yok demi