YASAK OYUN

YASAK OYUN

  • WpView
    Reads 424
  • WpVote
    Votes 30
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Nov 1, 2017
Evdesiniz ve üç yakın arkadaşınızla birlikte oturuyorsunuz.Aralarında biri bilgisayarda oyun oynuyor ve bu oynayan kişi bu grubun en meraklısıysa.Bir siteye girer ve bu site de büyük harflerle YASAK OYUN oynamayınız , yazar.Ama meraklı güzel merakına yenik düşer ve bu oyuna girer.Oyunu oynadıktan sonra bu üç arkadaşın telefonlarına mesaj gelir ve şöyledir: YASAK OYUN'u oynayan ilk ve son kişilersiniz.Bu oyun sizin sonunuz olucak.Bu mesajdan sonra her şey değişir. Yeni okul , yeni arkadaşlar , kimden geldiğini bilmediğiniz notlar,ve en önemlisi gizemli bir hayat. Bu hayatta ya pes edicekler ya da birbirlerine bağlanıp bu gizemi çözücekler.Onlar YASAK OYUN KURBANLARI.Onlar bu oyunu çözücekler ve onlarla birlikte sizde bir YASAK OYUN KURBANI olacaksınız.
All Rights Reserved
#2
mesajcı
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • ISSIZ ADA (+18)
  • HER KİMSEN
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  •  ABİLERİM Mİ?
  • KURTBEY
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Aile Sırları

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines