Umuda Tutunmak

Umuda Tutunmak

  • WpView
    Reads 4,588
  • WpVote
    Votes 443
  • WpPart
    Parts 40
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jun 29, 2018
WpInfo
Fiction
Romance
İnsan en büyük hatalarını en umutsuz, en yalnız, en kandırılmaya hazır zamanlarında yapıyor. Sevgiye, ilgiye o kadar açız ki; biri bize biraz yakın davrandı mı anında eriyoruz; çünkü kendimizi sevmiyoruz; çünkü bize kimse önce kendimizi sevmeyi öğretmedi; çünkü kimse bizi anlamadan,kendimizi anlayamadan yaşadık;çünkü ailemiz bile onların istediğini yaptığımız zamanlarda gösterdi sevgisini. Yaptığımız her yanlışta bize anlatma yoluna değil, azarlanma ya da şiddet yoluna gidildi; çünkü bize öğretildi ki "bizim dediğimizi yaparsan aferin alırsın; ve artık biz, sadece biri bize aferin dedimi, başımızı okşadımı ya da sevdimi "değerliyiz" sanıyoruz. Aslında hiç kimse için vazgeçilmez değiliz. İnsanların hayatlarında, şartlarına uygun olduğumuz sürece yer alıyoruz. Şartlara uymuyorsak ya kendimizden vazgeçip uymak için ödün veriyoruz, ya da ödün vermeyenler bizden vazgeçiyorlar. Siz siz olun; kendinizden ne ödün verin, ne de vazgeçin! Çünkü o kadar değerliyiz ki; çünkü o kadar güzeliz ki; çünkü o kadar insanız ki. Unutmayın! Allah bizi yaratırken kendi ruhundan üflediyse, bu bize olağanüstü bir değer katar ve bu değer hiç kimsenin verdiğiyle ölçülemez!
All Rights Reserved
#950
psikolojik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Halısaha |texting
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines