
Kırmızıya boyanan kaldırıma çöktüğümde babam yerde hareketsiz yatıyordu. Beyaz gömleği boylu boyunca kırmızıya boyandığında tüm leke kalbinin üstünde toplanmış dağılıyordu. Kısılan gözleriyle ağzından gelen kan, yanağından kenara süzüldü. Feryat ettim. " Babaaaa " Acıyla bağırdığımda sesini zor işittiğim babam " Aras " dedi. Elim kolum bağlı kalmış gibi çaresizlikle kalakalmıştım. " Aras " dudaklarımdan çıkan kelimeyle benimle birlikte yere çöken genç bana baktı. Dudakları gitmeden evvel beni dört harflik bir kelimeye emanet etti. ARAS. O Bakış.... O Ten... O Dokunuş... Yirmi dört yıllık mührü bozdu?¿Todos os Direitos Reservados