Kara Kuzgun

Kara Kuzgun

  • WpView
    LECTURAS 41
  • WpVote
    Votos 3
  • WpPart
    Partes 1
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación jue, jun 6, 2024
Bir yerli efsanesine göre; Geceleyin, gölgeden daha karanlık bir varlık yaşarmış. Fırsat buldukça bu kanı bozuk varlık, daha önce yaşadığı bölgenin sınırlarına kadar gelmiş. Bu haberi kulağına işitenler daha sonra o köyü ondan sonra ne görmüşler ne de bulabilmişler. Kimilerine göre bu varlık, insan kanı içerek yaşayan bir canavar... kimilerine göre de, onları cezalandırmaya gelmiş bir tanrı... Ya da bir takım kara büyüler ile ortaya çıkan dış dünyanın zebanisi... Hayat her ne kadar devam ediyor dense de, içlerindeki o endişe ve hayatta kalma içgüdüleri her zaman bir taraflarını kemiriyordu. İsmi zikredildiği vakit, bunu duyan kişilerin zihinlerinde hep en korkunç tasvirler canlandırmış. Birçokları, bu korkunç varlık söylentisinin gerçek olduğunu, köylerinin artık güvende olmadığını düşünüyorlardı... Kendileri de bu döngünün içerisinde hapsolacak, birgün ansızın yok olup gidecekler endişesi hakimdi. Hayat, bu hikâyenin çıktığı yer olan Nilmas köyünde bitmiş. Ancak, belki de aynı zamanda insanların dilinde dönüp duran bu varlığın da gizeminin çözülmesine vesile olacak, bir kıvılcımın doğmasına sebep olmuştur, kim bilir?
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • SİYAHIN BEYAZI
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • KURTBEY
  • Aile Sırları
  • HER KİMSEN
  •  ABİLERİM Mİ?
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido