Bazı yaralar kanamaz. Bazı ölüler gömülmez. Bazı gerçekler, insanı hayatta bırakmaz. Nehir, kardeşini öldüren adamı bulmak için yola çıktığında araması gereken şeyin bir katil değil, kendi zihninin içi olduğunu bilmiyordu. Güvendi. Yanıldı. Sevdiğini sandı. Ve her seferinde, biraz daha yalnız kaldı. Bu bir aşk hikâyesi değil. Bu, bir insanın yavaş yavaş kendinden kopuşunun hikâyesi. Kimsenin masum olmadığı, her gerçeğin geç ortaya çıktığı, ve bazı acıların iyileşmek yerine kişiyi ayakta tutan tek şey haline geldiği bir karanlık. Bu kitapta cevaplar yok. Sadece şu soru var: Bir insan, her şeyini kaybettikten sonra gerçekten hayatta kalmış sayılır mı?
More details