CEO Ajanları ( Askıda! )

CEO Ajanları ( Askıda! )

  • WpView
    Leituras 1,066
  • WpVote
    Votos 214
  • WpPart
    Capítulos 16
WpMetadataReadEm andamento
WpMetadataNoticeÚltima atualização qua, ago 22, 2018
Kız güçlüyü çünkü hatalarını biliyordu. Kız zekiydi çünkü karşı tarafın ne yapacağını kestirebiliyordu. Tek bir bakışla karşısındaki insanın aklını alabilecek biriydi. Her şey normal giderken hadım'ın yönetimi değişince dengeler bozulmaya başlamıştı. Teker teker giden kayıpları saymak bile artık sıkıcı gelmişti. Tüm her şeye sebep olan kişinin peşine takılayım derken, Bir şey onları sarmıştı. Neydi bu sarmaşık? Amacı neydi bu Sarmaşığın? Küçük bedenlerin intikamı için gitmişlerdi. Nereden bilirdi ki karşı tarafın amacının da bu olduğunu. Dilinden dökülen kelimeler kalbine ok gibi girse de minik bedenler için değerdi. *************** "Her şey bir oyundu Demir Karan!"demişti genç kız. Demir Karan parmağını Berene doğru sallayıp" Bir oyundu Öyle mi?!"demişti tıslayarak Beren her şeye rağmen dik durup"E-evet"demişti. Adam o kadar sinirliydi ki Karşısındaki bereni tanımakta güçlük tanıyordu. Adamın tanıdığı beren bu değildi hayır bu değildi. "Seni Bir daha görmek istemiyorum Beren!"dedi Adam nefretle. "Tam da senin gibi basit ve karaktersiz birinden beklenecek hareket! sakın karşıma çıkma!"deyip arkasını dönmüştü adam. Genç adam Arkasında bıraktığı yangından habersiz pes ederek gidiyordu. Geriye dönmeyecekti. Arkasından gelen çığlık sesiyle ellerini sıkıp gözlerini kapattı. Bu feryat ayrılışın Simgesiydi... Macera #7 Macera #13 İlk yayımlanma tarihi- 14.12.2017
Todos os Direitos Reservados
#270
emir
WpChevronRight
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • SİYAHIN BEYAZI
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • HER KİMSEN
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Aile Sırları
  • KURTBEY
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo