Story cover for KULÜBE by beyzaggul
KULÜBE
  • WpView
    Reads 1,267
  • WpVote
    Votes 105
  • WpPart
    Parts 6
  • WpView
    Reads 1,267
  • WpVote
    Votes 105
  • WpPart
    Parts 6
Ongoing, First published Mar 01, 2014
Düğün. Yükselen mırıltıların arasında esinti gibi hissedilen yavaş bir müzik, zıt renklerin birbirini tamamladığına şahitlik eden masalar, özenle hazırlanmış çeşitli yemekler ve birbirinden renkli, şık davetliler... Hazırlıklardan kareler geliyor aklıma ama ben şu an orada olmak yerine, buradayım. Kulübede. Üstelik ne için burada olduğumu bile bilmeden. 
Makyajımın bozulduğunu fark etmiş olmakla birlikte bir an önce odama çıkıp davetlileri de bekletmemem gerektiğini düşünüyordum. Lakin önce ne yapmaya çalıştığını sormalıydım ona.
''Nne-ne yapıyorsun? O e-elindeki ne'' dediğim sırada siyah parlak ayakkabısının sivri burnuyla kapıyı itti iğrenir gibi. Hiç zorlanmadı bu onun güçlü olduğu düşüncesini uyandırdı bana. İyice açılan kapıdan sonra içerideki boya kokusunu alınca yüzünü buruşturdu. Az önce yüzünde sanki hiçbir iğrenme yokmuş gibi mimiklerini değiştirdi ve bana doğru sakince yürüdü. 
Tertemiz duran ellerini kaldırıp işaret parmağıyla bir mermer masayı aslında yanındaki sandalyeyi işaret ederek ''Otur!'' dedi. 
Sessizce ne diyeceğini bekliyordum ki elindeki ahşap küreği havaya kaldırdı. Ben ne olduğunu anlayamadan ağzıma geçirdiğinde bilincimi kaybettiğimi düşündüm, ağzımdan ılık suyu hissettiren kanlar boşalırken sesimi çıkaramadım. Yüzüm uyuşuyordu.
Sandalyeden kalkmaya çalışırken elinde Miracles Blade markalı olduğunu sandığım bıçağıyla bana doğru uzandı ve boynumdaki kolyemin hemen üstüne dayadı ve ''Bana bunu yapmayacaktın fahişe!'' diyordu. Ona ne yapmıştım?
Sesim çıkmıyordu eldivenli ellerini kanayan dudağıma bastırıyordu. Davetlilerden birisi gelip beni kurtarsın diye dua ediyorken içeriden bir çıtırdı duydum. Kafamı çevirecek oldum ama güçlü kollarıyla beni kontrol altına aldığından kafamı kıpırdatamıyordum. Biraz durunca anladım lanet olsun ki ses filan yoktu sadece pap
All Rights Reserved
Sign up to add KULÜBE to your library and receive updates
or
#724psikolog
Content Guidelines
You may also like
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  by ozanakbabaxz
73 parts Ongoing
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
You may also like
Slide 1 of 10
11 GÜN cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
Dokunursam Yanarsın [BxB] cover
5. seviye cover
ÂFİTAP cover
Zorbanın Bedeninde cover
CÜDA VİSALİ / GERÇEK AİLEM  cover
Cansız Manken (+18) cover
Hata cover
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover

11 GÜN

19 parts Ongoing

Arkasını dönüp gitmek üzereyken kolunu tutmaya yeltendim. Zincir uzanmayınca parmaklarım tişörtü üzerinden kaydı. Arkasını dönüp solup mavi gözlerini gözlerime dikti. "Lütfen...beni yeniden o bodruma kapatma. Beni öldür ama kapatma. Tek başıma kafayı yemek üzereyim orada. Duvarlar üzerime üzerime geliyor. Beyaz duvarlara bakmaktan hayaller görmeye başladım." Maskesinin ardındaki gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Göz yaşlarımı tutamadım. Dizlerimin üzerine çöktüm. "Lütfen...ne istersen yaparım. Yalvarırım." Titreyrek ağlamaya devam ettim. "Beni oraya kapatma. Daha fazla dayanamıyorum. Nolur...içinde biraz insanlık varsa canımı al daha iyi..." Kısa bir süre başımda bekledikten sonra arkasını dönüp kapıya ulaştı. "Giyin." İlay ve Rüya uyandıklarında biraz şehirden uzaklaşmak ve kamp yapmak için gittikleri ormandan farklı bir yerde olduklarını fark ederler. Kör karanlığa gözlerini açan kızlar bir kaç dakika sonra hayatlarını tamamen değiştirecek o kişi ile tanışırlar. Ve o dakikadan sonra kaçmak için mücadele etmeleri gerekmektedir. ❗Dikkat; bu kitap travmatik ögeler içermektedir. Eğer kan, cinayet ve benzeri konular sizi rahatsiz ediyorsa okumamanızı ya da o sahneleri atlamanızı tavsiye ederim.