BANA İNAN

BANA İNAN

  • WpView
    Lecturi 1,581
  • WpVote
    Voturi 479
  • WpPart
    Capitole 48
WpMetadataReadÎn curs de desfăşurare
WpMetadataNoticeUltima publicare vin, apr 17, 2020
WpInfo
NON-FICȚIUNE
"Dönme" dediler ona."ne olursa olsun sakın geri dönme!" "kendine bir hayat kur ve bizi unut" Yaşamak ve kendine bir yer edinmek icin Türkiye den kaçıp Boston a yerleşen Derya, orada kendisi gibi ruhuna ve bedenine yer edinmek isteyen Eylül le ev arkadasi olur. Tamamen Türklerin olduğu bir yazılım şirketinde çalışmaya başlayan iki arkadaşın içinde bulunduklari şirket karanlık isler çevirmektedir. Deryanin henüz yüzünü bile görmediği gizemli mektup arkadasi birgün ansızın çıkagelir ve işler tamamen değişir. Her bölümünü büyük bir heyecanla okuyacağınız " Bana İnan" teknoloji cağında yaşayan bizlere halâ mektup yazmanın harikuladeligini hissettirecek.
Toate drepturile rezervate
#89
mektup
WpChevronRight
Alătură-te celei mai largi comunități de povestiri din lumePrimește recomandări personalizate de povești, salvează-ți favoritele în biblioteca ta și comentează și votează pentru a-ți dezvolta comunitatea.
Illustration

S-ar putea să-ți placă și

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Mai multe detalii
WpActionLinkLinii directoare referitoare la conținut