Story cover for SAPLANTI by mysaddnestear
SAPLANTI
  • WpView
    Reads 1,294,621
  • WpVote
    Votes 50,745
  • WpPart
    Parts 52
  • WpView
    Reads 1,294,621
  • WpVote
    Votes 50,745
  • WpPart
    Parts 52
Complete, First published Dec 31, 2017
Mature
[tamamlandı]

Uyanacaktı. Başını oynatıp yatış pozisyonunu değiştirdi. Sanırım gitme vaktim gelmişti. Ona son kez bakıp odasının açık kapısından koridora çıktım. Ses çıkarmamaya özen göstererek aşağı kata indikten sonra çıkış kapısına doğru adımladım.

Çok az kalmıştı. Artık karşısına çıkmam gerekiyordu ve zamanı gelmişti. Bunun bilinciyle istemsizce kendi kendime mırıldanmama engel olamamıştım.

"Çok yakında bebeğim...çok yakında!"

➰

Salona kısa bir göz gezdirirken birden kahkaha atmasıyla kaşlarımı çattım. Karşısındaki televizyona dikkatli dikkatli bakıyor, arada da kahkahalarla gülüyordu. 

Korkmaya başlıyordum. 

Bana televizyonu işaret ederek "Görüyor musun Perri? Kadın kayak yaparken düştü ve kocası da onu kurtarmaya çalışırken kara bulandı. Bu televizyonda bu kadar komik şeyler olduğunu tahmin etmiyordum," dedi. 

Tamam, bu sefer gerçekten korkmalıydım. 

Sorun şu ki; televizyon açık değildi ve burada ikimizden başka hiçbir kimse yoktu.
All Rights Reserved
Sign up to add SAPLANTI to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
GÜMÜŞ KARA'SI by P_Larw
40 parts Ongoing Mature
Bir 'Korkacaksın...' fısıldayışıyla başlar benim saniyelerim. 'Yaşamdan çok fakat ölümden az.' 'Korkacaksın...' 'En az gözlerimdeki gölgen kadar." ----------------------- "Bu gece ay, bizi mühürledi Ayza." Aramızdaki mesafeyi kısaltması sesinin üzerime daha çok tesir etmesine neden olurken birkaç adım daha attı. Kendiyle benim aramda sadece birkaç santim mesafe bıraktığında durdu ve gözlerimin içine baktı. Fakat bu öncekilere benzemiyordu çünkü bakmakla yetinmiyordu. Görmeye çalışıyordu. Karşısında kim olduğunu, kiminle mühürlendiğini ya da sadece beni...ve itiraf etmeliyim ki bu ürkütücüydü. Karşımda, kendinden o kadar emindi ki bu onu durdurmama engel oluyordu. Kokusu yavaş yavaş üzerime sinerken onun bana yakın olması evrenin en doğal şeyi gibiydi. Mühürden dolayı mı böyle hissediyordum emin değildim ama doğru geliyordu. Yanımda olması yıllarca geciktirilmiş bir gerçek gibiydi. Sağ eli usulca havalanıp sol omzuma doğru yol aldığında hareket etmek istedim. Onu durdurmak, ondan uzaklaşmak...ama vazgeçtim. Ne yapacağını merak ediyordum. O, tanımadığım biriydi ve kendim dışında gördüğüm tek asildi. Benim gibi miydi bilmek istiyordum. Eli, elbisemin askısına değdiğinde iki parmağını kanca gibi yaparak askıyı kavradı. Parmakları tenime değdiğinde hissettiğim karıncalanma kalbime kadar yol almaya başladığında tepki vermemek zordu. Öyleki kendimi bunu saklamak için gözlerine daha kararlı bakarken buldum. Onun da gözleri değişti ama hiçbir şey demedi. Kafasını eğerek başını bana daha da yaklaştırdığında aramızda bir nefeslik mesafe vardı. Hareket etmedim, kavradığı askıyı iki hilal de görünecek şekilde indirdiğinde bile. Bakışları birkaç saniye benden kopup omzuma kaydığında nefesini tuttuğunu hissettim. Yeniden gözlerime döndüğünde karanlık harelerinin daha da koyulaştığını görmemek mümkün değildi
You may also like
Slide 1 of 10
Esaretin Gölgesi (+18) cover
KORKU HİKAYELERİ  cover
GÜMÜŞ KARA'SI cover
KELEBEK ÖMRÜM cover
TUTKU VE KAN  cover
Yaz Aşkları (Tamamlandı) cover
Piyanist-XIII- cover
Kraliçenin Göz Yaşları(Kitap Oluyor..) cover
Öğrenci Aşkları (Tamamlandı) cover
KAYIP +18 cover

Esaretin Gölgesi (+18)

22 parts Ongoing Mature

çözemezdim geçmişi, açıklayamazdım geleceği. bu bir esaretti. gölgesi düşmüştü üzerime keserdi nefesimi ben Riva Karanlı'ydım. savaş Karadağ beni esaretinin gölgesinde bırakan adam herkes korkardı ondan, korkudan titrer bedenler. ateş ve barut yan yana gelir mi? "sen benim kadınımsın, bana aitsin Riva Karanlı kabullensen iyi olur" öfkeli sesi tüm ormanı inletecek nitelikteydi. "ben kimsenin değilim Karadağlı iradesizliğini bana yansıtma! yanarsın içimdeki ihanet ateşiyle." dakikalarca baktım, önceden iptilası olduğum o yüzüne. "eğer gururumu ayaklar altına alıp sana gelirsem, düğün tarihi yerine umarım ölüm haberimi dağıtırsın. ölümü gör Karadağlı." yollar beni çağırır, ama ben henüz hazır değilim. İkilemde kaldım, geçmişle gelecek arasında sıkıştım. Ne zaman cesaretimi toplasam, korkularım yeniden beni esir alır. Belki de zamanın akışı bana yardım edecek, belki de bir gün ben de cesareti bulacağım. ama tek bildiğim benim esaretim savaş Karadağ'dan ibaretti ama ben bu gölgeyi üzerimden söküp atacaktım tabi beni vuran geçmişin puslu izleri meydana çıkmazsa.. ! kitapta vahşet ve cinayet sahneleri yanı sırada (+18) bulunacaktır. rahatsız olanların okumaması önerilir.. kitabın düzenlemeleri devam etmektedir!