"Matem," dedikten sonra derin bir nefes aldı. "seni korumaya çalışıyorum. Anlamıyor musun?" Rüzgar'ın sonlara doğru yükselen sesi Matem'in daha hızlı ağlamasına neden olmuştu. "Pekala," içindeki büyük acıyı dışa yansıtırmış gibi yüzünü parçalarcasına gözyaşlarını sildiğinde, verdikleri karardan artık kimse döndüremezdi. "imzalayacağım." Rüzgar canı sıkkın sıkkın dosyasından boşanma davası için imzalanması gereken kağıdı çıkarttı ve Matem'in önüne uzattı. İçindeki kendisine karşı olan sinirini azaltmak için ne kadar çaba sarf etse de boşunaydı çünkü Matem de imzalamıştı ve artık boşanmaları kaçınılmazdı. Matem arkasını dönüp giderken durmasını istedi. "Matem," Ne diyeceğini düşündü ama aklına bir şey gelmiyordu. Sonra kendisine içinden küfürlerini savururken bunu söyleme mecburiyetinde hissetti kendini. "seni seviyorum." Genç kadın güldü sadece, acıyla. Ne verebilecek bir cevabı ne de aymı şeyi ona da söyleyebilecek gururu kalmıştı artık. Halbuki "Aşkta gurur olmaz" derlerdi. Gurur vardı belki ama etrafta aşk kalmış mıydı, bunu kimse bilmiyordu. Birbirlerine aşık olduklarını ikisi de bilmese de, birbirlerine ait olduklarını herkes biliyordu. Matem odadan çıktıktan sonra hızlı adımlarla merdivenlere yöneldi. Kendini rahatsız hissettiği büyük şirketten çıktıktan sonra park ettiği arabasına doğru hızlı adımlarla ilerleyerek kendisini arabasına attı. Tekrar akmak için direnen göz yaşlarını hızlı bir şekilde sildi. "Ağlama, Matem. Unutacaksın, vazgeçeceksin." Kendini bunlara inandırmaya çalışsa da en sonunda içindeki tüm acıyı kusmak istercesine arabanın içinde bağırdı kendine. "Ama ben vazgeçmek için sevmedim ki!" sesi kısıldı. "Böyle olacağını bilsem sever miydim?"All Rights Reserved
1 part