Bir nefes aldım ve içimden ona kadar saydım. Başımı gökyüzüne kaldırdım ve gözlerime bulaşan bulutları hayal dünyamın merkezi haline getirdim. Kendimden çaldığım on saniyeyi, gökyüzünden çaldığım bulutlara ekledim. Gerçekliğimi, hayallerimin sesini dinleyerek takip ettim. Korkumun ayak izleri ise beni Sanrımın hapishanesine götürdü. Ateşten duvarların içinde huzurla doldum, cennetimin içinde ise cehalet mutluluğuyla yok oldum.
Gerçek ya da Sanrı olman önemli değil çünkü seni, ruhunu ruhuma katarak gerçekliğin içine gizlenmiş bir yalan kadar çok sevdim.