Tea• Texting(Final Oldu)

Tea• Texting(Final Oldu)

  • WpView
    Reads 5,313
  • WpVote
    Votes 250
  • WpPart
    Parts 17
WpMetadataReadOngoing54m
WpMetadataNoticeLast published Sun, Nov 6, 2022
Okulun en üst katına çıkıp sevdiğim kitabı okumaya başladığımda, telefonuma üst üste mesaj gelince sinirle okuduğum kitabı kapatıp telefonu elime aldım. Şimdiden bela okumaya başlamıştım İrem'e. İrem dışında bana mesaj atacak başka arkadaşım yoktu, şu an da mesaj atması da çok saçma geliyordu ama aklıma İrem dışında birisi gelmemişti. İrem okul hayatımdaki en yakın arkadaşımdı. Şu an da bir çocukla flörtleştiğinden onları yalnız bırakmış ve kendimi okulun en üst katındaki merdivenlerde kitap okurken bulmuştum. Ben her zamanki bendim işte. Ama bir eksik vardı. Çay. +905537423450 İyi okumalar. Tanımadığım numaradan gelen mesajla kaşlarımı çattım hafifçe. (Dicle) Kimsin kardeşim Ne kitap okuması Sınıfımda oturuyorum ben +905537423450 İrem'in yanında yokken ne yaptığını bilecek kadar tanıyorum seni. Ama sence de bir şey eksik değil mi? (Dicle) Neymiş o? Yazıyor... +905537423450 Çay. Beni en hassas noktam yani çaydan vurduğunda, sinirlerim tepeme çıkmıştı bile. (Dicle) KİMSİN LAM SEN +905537423450 Dediğim gibi seni iyi tanıyorum. (Görüldü 12:19)
All Rights Reserved
#50
kısahikaye
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SAYE
  • Erelin Şovalyesi
  • Yazın Olur Böyle Şeyler
  • İMDAT/ TEXTİNG FİNAL
  • ÖMRE BEDEL (4. Hikaye)
  • Sen Olduğunu Bilmeden ▪︎ Text
  • YİNG-YANG
  • Çok Yakın Çok Uzak / Texting
SAYE

ÖMER ENSAR KARA & EFNAN DEMİR ... Bütün uzvlarım zangır zangır titriyordu. Yağmurun şiddeti o kadar çoktu ki tanelerini her bir zerremde hissediyordum. Gözlerimi kırpıştırdım birkaç kere, o ise sakince beni izliyordu. " Neden veda etmedin? " Uzun uzun baktı bana sonra derin bir nefes aldı ve başını sağa çevirdi. Gözlerini yumdu, gördüğüm görüntü bir şiirin en can alıcı mısrası gibiydi. İçim gitti, ama sustum. Sustum ve yeşilin en güzel tonu olan gözlerini bana çevirmesini bekledim. Kalbimin büyük bir bölümünde bıçak darbeleri vardı ve kalbim her şeye rağmen atıyordu. O bana bakmadıkça bıçak darbeleri usulca bütün kalbimi harmanlıyor beni yavaş yavaş öldürüyordu. Başı bana doğru döndü. Yumduğu gözlerini açtı ve bir cevap alacağıma inandığım için hevesle gözlerine baktım. " Cevabım hiçbir şeyi değiştirmeyecek, Efnan. Senin kızgınlığın geçmeyecek. Çünkü sen kinli birisin. Yaşanılanı unutmuyorsun sonucu ne olursa olsun. Bu yüzden yapma, neden vedasız gittiğimi öğrenmek sana hiçbir şey katmayacak. Birazcık inansam, " dedi hayal kırıklığı ile. " Bir şeylerin değişeceğine birazcık inansam bir dakika düşünmem söylerim. Ama biliyorum değişmeyecek, senin yüreğini benim cevaplarım değil sen soğutacaksın. Çünkü sen hep böyleydin. " Gözlerim dolu dolu baktım. Haklıydı, cevabı benim ona olan kırgınlığımı alıp götürmeyecekti. Ben kendi yüreğimi kendim soğutacaktım. Hep böyleydim zaten. Değil mi? Yutkundum ve hiçbir şey demeden arkamı döndüm. Karanlık sadece gökyüzüne çökmemiş gibiydi. Evlerin çatısına, arabalara, denize ama en çok, en çok benim gölgeme çökmüştü. ...

More details
WpActionLinkContent Guidelines