Si-Murg
  • WpView
    Leituras 36
  • WpVote
    Votos 3
  • WpPart
    Capítulos 1
WpMetadataReadEm andamento
WpMetadataNoticeÚltima atualização sex, abr 6, 2018
Kemanların ve harpların, her atılan odun ile daha da yükselen ateşin etrafında çalındığı karanlık bir mekândaydı. Müziğin her zaman güzel olduğunu düşünürdü ama şu an aynı düşünce içerisinde olamamasının sebebi kendisi değildi. Çalan her bir nota, boğazına sarılan bir el gibi hissettiriyordu. Çalan her bir nota; tutsaklığının, mutsuzluğunun ve gün boyunca ağzından çıkan milyon çığlığın nedeniydi. Zaman hızla geçiyor, notalar sürekli olarak çalıyor, ateş ise birilerini içerisine almak için can atıyordu. Beyaz elbisesi, bu karanlık odaya geldiği her zaman kirlenirdi ve uzun süre yıkanmazdı. Geçirdiği onca ay, birkaç metre karelik bir oda ile kısıtlıydı. Her o odaya girdiğinde üzerine gelen bir şeyler olduğunu hisseder; çığlık atmak ve yerlere vura vura ağlamak isterdi. Ama yapamazdı. Onu baştan yaratacak ve daha güçlü kılacak gözyaşları ve çığlıklar; daha güçlü olmasın diye engellenmişti. Ama bunu geri almak için ant içmişti.
Todos os Direitos Reservados
#56
özgürlük
WpChevronRight
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Sessiz Yemin
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo