Bazen yaşadıkları ağır gelir insana. Sorgular durmadan onu, bunu, kendini, yaşadıklarını ya da yaşayamadıklarını. Bu kadar haksızlığı da hak etmedim der kendi kendine. Başkaları iyi şeyleri yaşıyor ya, benim neyim eksik de ben yaşayamıyorum der. Düşünür dünü ve bugününü... Üst üste gelmiştir sıkıntılar bunaltmıştır haklı olarak. Kaçmak ister, kurtulmak ister. Çünkü artık sözün de sabrın da bittiği yerdedir. Konuşmak ister...Konuşamaz...Konuşturulmaz...İyi de sus...! Sus...! Sus...! Nereye kadar? Çareyi kaçmakta bulur sarılır uzanan ilk ele. Çaredir o el ...Ümittir o el...
- Sen benim lanetimsin
Dudaklarımdan dökülen sözlerle yeşil gözlerimi sanki ateşten bir parça olan gözlerine diktim
-Sen de benim mucizem sin...
(Kitap kapağını pintersten buldum)