Koruk..............

Koruk..............

  • WpView
    Reads 1,326
  • WpVote
    Votes 104
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Feb 17, 2018
Hiç koruk yediniz mi? Babaannemle bahçede gezerken, asmadaki korukları gösterip sordum "nene bunlar ne?" "Üzüm" dedi bana........En sevdiğim meyvenin adını duyunca, sevinçle bir tane koparıp ağzıma attım......Kısa hayatımda daha önce bu kadar acı bir şey tattığımı hatırlamıyorum...Ağzımdaki tattan bir an önce kurtulmak için hızlı hızlı tükürdüm ama, hala gözlerimi yaşartan acı yerli yerinde duruyordu.... _Bana yalan söyledin nene, üzüm değil bu!! Babaannem dizlerini bükerek, yaşlı vücudunu benim boyuma göre ayarladı..... _Üzüm Meryem, yalan söylemedim...Eğer sabırlı olur, zamanını beklersen baldan tatlı üzüm olacak bu koruklar..... Sabır mı? Çocuk kulaklarım pek sevmedi anlamını bilmediği bu kelimeyi...Acaba o da koruk gibi acı mıydı?
All Rights Reserved
#206
azim
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines