Story cover for Tehlikeli Dans by HayalPerest2407
Tehlikeli Dans
  • WpView
    Bacaan 2,622,398
  • WpVote
    Undian 81,595
  • WpPart
    Bahagian 62
  • WpView
    Bacaan 2,622,398
  • WpVote
    Undian 81,595
  • WpPart
    Bahagian 62
Cerita Lengkap, Pertama kali diterbitkan Mac 21, 2014
Matang
Su ve Ateş'in Tehlikeli Dansı...
Hak Cipta Terpelihara
Jadual kandungan
Daftar untuk menambahkan Tehlikeli Dans pada pustaka anda dan menerima kemas kini
atau
Garis Panduan Isi
You may also like
Başı Yok Sonu Çok oleh rosloveros
85 bahagian Cerita Lengkap Matang
Bu kurguda argo, küfür ve yetişkin içerik barındıran sahneler bulunmaktadır. ●○●○● "Beni sokmaya çalıştığın kalıpta olmadığımı sen de ben de gayet iyi biliyoruz." Ne kast ettiğini gayet net anlamıştım sanırım. Ona sürekli abi dememi kast ediyordu. "Üstelik ben de seni uzun süredir o kalıpta görmüyorken," gözlerimin tam içine bakarken kısık sesle tamamladı cümlesini. "Birbirimizi kandırmanın alemi yok." Bir elini başımın yanındaki duvara yaslayıp iyice sokuldu bedenime. "Ya sen yanlış görüyorsan, ben seni tam olarak o kalıpta görüyorsam?" Yüzünü boyun girintime yaklaştırmasıyla elini yaslamadığı taraftan duvar ile arasından çıkmak için hamle yaptım. Diğer elini de duvara koyarak engel oldu bana. "Senin aksine bedenin o kadar dürüst ki Betül, inkar etmelerinin hiçbir önemi yok artık." Ellerimin her ikisini de ince gömleğin altındaki sert bedenine bastırarak kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Milim kıpırdamadı tabi ki. "Yanlış görmüşsündür." Başını boyun girintimden çıkardı. Dudaklarını aniden anlıma bastırdığında şok içinde kaldım öylece. Ani hareketiyle kapanan gözlerimi bir süre sonra dudaklarını anlımdan çekse de açmadım. "İnkar etmekte serbestsin Betül ama ben az önce adımın yazılı olduğu yere dudaklarımı bastırdım," demesiyle daha sıkı kapadım gözlerimi. Sonra beni öylece bırakarak koridorun sonundaki odasına girdi, gözlerimi açmasam da uzaklaşan bedeninden ve kapı sesinden anladım. Elimi anlımda gezdirirken şapşal gibi gülümsedim kendi kendime. Annem hep kaderimizin avuç içimizde yazdığını, alnımızda da kaderimizdeki adamın adının yazılı olduğunu söylerdi. ○●○●○● #Genelkurgu 5# 24 Temmuz #Romantizm 5# 15 Ağustos #Aşk 4# 11 Ekim #Gençkurgu 5# 21 Ekim #Mizah 1# 27 Ocak
AL-NİKAH(TÖRE) oleh ay_parcasi6
13 bahagian Sedang Ditulis Matang
❗UYARI: Bu kitap +18 içerik ve psikolojik şiddet unsurları içermektedir. Kan davasıyla büyüyen bir aşk, törenin hüküm sürdüğü topraklarda ne kadar yaşayabilir? Peki intikam almak isteyen bir yürek, Midyat'ta ne kadar barınabilir? Bu kez ya töre kırılacak, ya da iki yürek birbirini parçalayacak. Midyat'ın tozlu taşları arasında, iki düşman aşiretin baş köşeye kanlı harflerle yazılmış hikâyesinde, aşk ve intikam arasında sıkışmış iki insan... Aşiret susmaz, töre affetmez... Ama bazen bir sevda her şeyi bozar. O sevda adamı bozar. Kanla mühürlenmiş sevda, Al-Nikah'a hoş geldiniz... & Vücudum ağırlaşmıştı. Ne intikamı? Neyin sonucuydum ben. Biz daha az önce düğünümüzde karşılıklı oynamamış mıydık? "Dokunup hissettiğim o aşk cümleleri." Bir elimi sol göğsüne koydum, "İşittiğim kalp atışların, bir rüyanın ortasındaydım. Bu gerçek olamaz... Olmamalı, kalbim yalan söylemiyordu. Sen beni seviyordun Berzan..." Buzdan gözlerini gözlerime dikti. Tek bir his bile yoktu mavilerinde. 'şakaydı serçem' demesini istiyordum sadece... Ama benim tanıdığım adam değildi karşımdaki. "Sevgiye muhtaç bir kız çocuğundan başka bir şey değildin. Ufak bir ilgiyle bile bu hale geldin. Seni kendime aşık etmek zor olmadı Berfe Biranlı. Sen benim karım değilsin, hiç olmayacaksın. Ama benden bir adım öteye de gidemeyeceksin..."
SOKAK oleh sunsetrain123
68 bahagian Cerita Lengkap Matang
Bir annenin sevmediği çocuğu kimse sevemez, bir babanın sahip çıkmadığı çocuğa kimse sahip çıkamazdı.... O çocuk ömrü boyunca yalnız kalacaktı, bunun farkındaydı. Ayakta durmak zorundaydı, düştüğünde yaralarına üfleyip onu kaldıracak kimse olmadığı için. Susmak zorundaydı, konuştuğunda dinleyecek kimse olmadığı için. Görünmez olmak zorundaydı, görecek kimse olmadığı için... ah zavallı, ne de üzülüyordum ona... *** bizler sokakların evlatlarıydık, annemiz babamız yoktu bizim. Soğuktan üşüdüğümüz geceler kalkar kendimiz örterdik üzerimizi, uyuyamadığımız o geceler rüzgar söylerdi ninnilerimizi, kavga ettiğimiz günler biz savunurduk kendimizi, parka gittiğimizde kendi kendimizi sallardık... ve bir kez daha fark ederdik işte, bizdik kendimize sahip çıkan... *** Sigaramı yakıp ölü gözlerimle oturuyordum tek başıma, bir binanın tepesinde gece manzarası ve bana arkadaşlık eden sessizliğin sesiyle. Kendi kendime şu b*ktanlığı sorguladığım günlerden birisindeydim, gülümsedim duygusuz gözlerimle "Söylesene gece... asla bir kitabın başrolü, bir dizinin ana karakteri, bir Ay'ın güneşi olamayacağım değil mi? Evet evet biliyorum... fakat ne var biliyor musun? 22 yıl boyu öğrendiğim tek şey yalnızlık oldu, artık kimseye ihtiyacım yokmuş gibi geliyor" Güldüm sessizce "Hoş, zaten kimsenin yalnızlığımı dindirmek için beklediği yok" *** "Alya, biz yalnız çocuklarız. Bizi duyan kimse yok. Bize sahip çıkan... bizim birbirimizden başka kimsemiz yok. Gece geç saatlere kadar dışarıda kalınca merak edip arayan kimse yok. Yüzümdeki şu yaraları görüp endişelenen kimse yok. Sessiz sessiz ağladığımda, hatta bağıra çağıra... fark edip üzülen kimse yok. Biz birbirimize tutunmazsak, hayat bize tekmeyi basacak. Zaten bu Dünya için birer fazlalığız biz.." Bir süre durdu ve bana döndü "Bilmem, belki de değil..."
You may also like
Slide 1 of 10
Başı Yok Sonu Çok cover
Aşk Evliliği mi ? cover
ÖFKE ÇİÇEĞİ  cover
ZÜMRA cover
AL-NİKAH(TÖRE) cover
HAMRA  cover
AF cover
KARA MURAT | KARADENİZ SERİSİ (+18) cover
KESKİN KILIÇ (TAMAMLANDI) cover
SOKAK cover

Başı Yok Sonu Çok

85 bahagian Cerita Lengkap Matang

Bu kurguda argo, küfür ve yetişkin içerik barındıran sahneler bulunmaktadır. ●○●○● "Beni sokmaya çalıştığın kalıpta olmadığımı sen de ben de gayet iyi biliyoruz." Ne kast ettiğini gayet net anlamıştım sanırım. Ona sürekli abi dememi kast ediyordu. "Üstelik ben de seni uzun süredir o kalıpta görmüyorken," gözlerimin tam içine bakarken kısık sesle tamamladı cümlesini. "Birbirimizi kandırmanın alemi yok." Bir elini başımın yanındaki duvara yaslayıp iyice sokuldu bedenime. "Ya sen yanlış görüyorsan, ben seni tam olarak o kalıpta görüyorsam?" Yüzünü boyun girintime yaklaştırmasıyla elini yaslamadığı taraftan duvar ile arasından çıkmak için hamle yaptım. Diğer elini de duvara koyarak engel oldu bana. "Senin aksine bedenin o kadar dürüst ki Betül, inkar etmelerinin hiçbir önemi yok artık." Ellerimin her ikisini de ince gömleğin altındaki sert bedenine bastırarak kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Milim kıpırdamadı tabi ki. "Yanlış görmüşsündür." Başını boyun girintimden çıkardı. Dudaklarını aniden anlıma bastırdığında şok içinde kaldım öylece. Ani hareketiyle kapanan gözlerimi bir süre sonra dudaklarını anlımdan çekse de açmadım. "İnkar etmekte serbestsin Betül ama ben az önce adımın yazılı olduğu yere dudaklarımı bastırdım," demesiyle daha sıkı kapadım gözlerimi. Sonra beni öylece bırakarak koridorun sonundaki odasına girdi, gözlerimi açmasam da uzaklaşan bedeninden ve kapı sesinden anladım. Elimi anlımda gezdirirken şapşal gibi gülümsedim kendi kendime. Annem hep kaderimizin avuç içimizde yazdığını, alnımızda da kaderimizdeki adamın adının yazılı olduğunu söylerdi. ○●○●○● #Genelkurgu 5# 24 Temmuz #Romantizm 5# 15 Ağustos #Aşk 4# 11 Ekim #Gençkurgu 5# 21 Ekim #Mizah 1# 27 Ocak