Bilinmeyen Numara: Well let me tell you a story (Peki sana bir hikaye anlatayım.)
Bilinmeyen Numara: About a girl and a boy (Bir kız ve bir erkek hakkında.)
Bilinmeyen Numara: He fell in love with his best friend (O en yakın arkadaşına aşık oluyor.)
Bilinmeyen Numara: When she's around, he feels nothing but joy (Kız onun etrafındayken, o mutluluktan başka bir şey hissetmiyor. )
Bilinmeyen Numara: But she was already broken (Ama onun çoktan kalbi kırıldı)
Maisie: Sende kimsin?
Maisie: Ve bizim grubumuzun şarkısını nereden biliyorsun?
Bilinmeyen Numara: Yakında öğreneceksin Maisie, tek bilmen gereken seni o heriften çok daha fazla hakettiğim.
"Biraz durmamız lazım," dedi.
"Belki de... ayrılmam ız."
Yüzüm buz tuttu.
"Gerçekten mi?Şimdi mi?"
dedim fısıltıyla.
"Tam da her şey dağılmışken?"
"Seni seviyorum,"
dedi.
"Ama seni daha fazla acıyla hatırlamak istemiyorum."
Olivia Hargrove × Steve Harrington