Tatlı, saf ve ablasının ölümünden sonra oldukça depresif olan Amelia, aniden evinin bahçesinde biri belirdiğinde hayatının değişeceğini bilmiyordu. Gelen Thanatos'tu -Ölümün kendisi- ve oldukça sinirliydi.
O ki, bir Tanrıçanın, Nyx'in oğlu, uykunun ikiziydi. Acımasızlığı ile bilinirdi. Üstelik, ablası yüzünden kıza karşı neredeyse kinliydi. Her gün, onunla uğraşmak için zavallı kızın evine uğradı. Fakat, aralarında bir bağ oluştu ve bunun sonucunda ortaya sevgi çıktı.
Tanrı Thanatos'u Eros'un onu aşık ederek öldüreceği yazan mitos, kelime kelime gerçekleşirken; ikisi de buna boyun eğdi ve sonun başlangıcına vardılar..
Aria'nın annesi bir fahişedir ve bir kontla evlenir. Aria, Roscent Ailesi'nin kızı olarak bir anda şöhrete kavuşur.
Aria lüks bir hayat sürer, ancak kız kardeşi Mielle'in komplosu sonucu öldürülür.
Onu izleyenlerin soğuk bakışları ve alaycı sözleri arasında can verir.
Bir kum saati rüya gibi düşerken, Aria mucizevi bir şekilde geçmişe döner!
"Kız kardeşim Mielle gibi çok zarif bir insan olmak istiyorum."
Kötü bir kadınla başa çıkmak için, o kötü kadından daha kötü olmak zorundadır.
Onu ölüme sürükleyenlere karşı intikamını alan hikaye.
Aria'nın seçtiği yeni yaşam tarzı budur.
Hayal edilenden daha kötü bir kadın, hikaye böyle başlar...
Ölümcül güzelliğin içinde saklı titiz bir intikam oyunu!