BİR EFSANE AŞK

BİR EFSANE AŞK

  • WpView
    Reads 92
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, May 17, 2018
Ozan tahtaya çıkıp: - Arkadaşlar acaba aranızda kimlik kaybeden var mı ? Herkes çantasını kontrol etti ve Buket kimliğini kaybettiğini farkederek Ozan'ın yanına gitti: -Sanırım o bana ait! Ozan rahat bir tavırla: - Farketmene sevindim. Bir dahakine dikkat et! Herkes benim kadar güvenilir olmaz.diyerek kimliği Buket'in eline koydu. Hemen ardından sırasına oturdu. Buket: - Kimliğimi bana vermen güvenilir olduğun anlamına gelmez! Ozan ayağa kalkıp: - Ya sen nasıl bir kızsın anlamıyorum, kimliği alıp sana getirende kabahat! Biraz sonra okulun en disiplinli öğretmeni olan Yahya Kemal gelmişti. Ders ekonomiydi ve herkes kitaplarını açmış,Yahya hocayı dinliyordu. Buket pembe bir not kağıdına "Bir daha bana iyilik falan yapma, en zalim insanın bile iyiliğini kabul ederim ama senin asla..." yazıp top yapıp Ozan'a fırlatmıştı. Ozan notu okuduktan sonra, mavi ajandasından bir sayfa koparıp "Sen delirdin galiba, ben Ozan SARRAFOĞLU, sabah kızların cırlayarak yolunu kestiği çocugum ben. Sana iyilik yaptım da bir şey oldu mu? Eğer olduysa söyle bir daha yüzüne dâhi bakmam."
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • KORKUT / bxb
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Sirayet|Texting
  • Mafyaymısmıs
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines