Kelebeğin Ömrü

Kelebeğin Ömrü

  • WpView
    Reads 317
  • WpVote
    Votes 72
  • WpPart
    Parts 9
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, May 1, 2019
"Siz Hiç Aşk Acısı Çekerken Başkasına Aşık Oldunuz mu?" Beni onunla aynı karede yaşatacak kadar güzel değil mi fotoğraflar? O uzaklara bakarken benim ona bakıp uzaklara dalmam için yok mu yeterince iyi bir manzara? Onun kokusunu sarıp getiren bir rüzgar neden esmiyor bu şehirde? Gözlerini gördüğünde başlamıştı onun hikayesi. Her sabah beni sevecek umuduyla kalkıp gece başını yastığa belki yarın sever umuduyla koyarak yaşıyordu. Pelin Bozdağ, o bir kelebekti. Bir kelebeğin sahip olduğu kısacık ömrünü mutlu bir şekilde yaşadığı gibi yaşıyordu hayatını. O aşk acısı çekerken bile mutluydu. Taa ki, aile apartmanlarına yabancı biri yerleşene kadar. Pelin, bilmiyordu ki aşkı, bilmiyordu ki aşkın ona neler getireceğini. O sadece aşık olduğunu sanıyordu. Ama öğrenecekti... Öğretecekti... Peki bir kelebek aşık olursa, o kısacık ömrünü aşık olarak yaşarsa n'olur? Kelebek hayatını yaşayamadan ölür... ~Kelebek gibidir aşk; sen kovaladıkça o kaçar. En iyisi bırak uçsun... 17.04.2018'
All Rights Reserved
#67
sahteaşk
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Sirayet|Texting
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines