Yanmaya 1 kala

Yanmaya 1 kala

  • WpView
    Reads 602
  • WpVote
    Votes 190
  • WpPart
    Parts 34
WpMetadataReadMatureComplete Sun, Aug 19, 2018
Her insan mükemmel değildir ama güçlüdür. Bazıları ağlayarak, tabii bunun zayıflık olduğunu düşünen bir millete sahibiz ama yeni nesil bunun farkında olmalı. Bazıları bakarak, bazıları gülerek. Gülmek bi silahtır zaten... Her insanın on yargıları vardır ama bazı insanların Sarışın diye düşmanlık beslemesi çok garip gelebilir ama o insana sormak gerek ya... Biri birisinin saç teline Kıyamazken diğeri ise ona dokunmaya Kıyamazdı. Peki ya neden bırakmak zorunda kaldı Emir? Hastalıklı bir bağlılık, ve aralarındaki buzlar... Neden bi anda ikiside ayrı düşsün ki? Birbirine aşık iki genç ve kurallara aykırı yaşamları. Adam gitti kadın delirdi , kadın ağladı adam sinirlendi, kadın bıraktı adam kaçtı ... Sizce bırakmak mı daha zor yoksa geride kalkmak mı? Iki side bilmiyor açıkçası.. ▪Arkadaşlar açıklamada sadece bi kaç diyaloğunu yazdım, lütfen okuyup oylar mısınız? Yayımlanma tarihi: 15. 04. 2018
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Son Düdük
  • EŞİM DOSTUM
  • KIRIK PUSULA
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Kalbim Seni Arıyor | Yarı Texting
  • HIRÇIN DALGA
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines