Ona neler oluyordu öyle? Bazilikaya ilk gelişi gibi değildi. Hırsı bir döngüden sonra günah bekçiliğine başlamıştı.
"Ben soru sormadan önce size ait bir soru sormak istiyorum."
"Buyur," dedi Aziz, duygu barındırmayan sesle.
"Size derdimi anlatırsam beni hangi sıfatla dinlersiniz?" Aziz kısık bir şekilde güldü. "Lütfen küçük azize! Sizin sırrınız Tanrı ile aranızda kalacaktır ki," doğruca eğilerek abartı bir şekilde fısıldadı, "Yemin ederim."
Efendiye anlatmak istiyor muydu? Hemde fazlasıyla.
"Elimizden alacaklar."
Aziz efendi sandalyesinden doğrulup azize yoluna adamış kadına bir bakışıyla onu daha dikkate aldı.
"Hayır, bize ait olanı bizden kimse geri alamaz." diye karşılık verdi.
"Öyleyse, şirk koşanlar burada ne arıyor!" Sinirlenmişti.