AZURE
  • WpView
    Bacaan 37
  • WpVote
    Undian 3
  • WpPart
    Bahagian 4
WpMetadataReadSedang Ditulis
WpMetadataNoticeTerakhir diterbitkan Sel, Nov 10, 2020
Ufacıktım, ailem ile beraber öldürüldüm. Çocuktum, kardeşlerim ile öldüm. Büyüdüm, şimdi onun ile tekrar doğuyorum. Ellerimi her tutuşunda kaybettiklerim benden aldıkları ruhtan bir parça üflüyordu sanki bedenime. O yeşil gözleri ise değdiğinde her seferinde benim gözlerime işte o zaman kendimi gerçek bir elf olarak buluyordum. Ebedi zindanımda bana kağıt oluyordu adeta. Kalemim onun ismi ile yanıp tutuşurken kağıdın alev almasına sebep oluyordu ve kağıt birkaç saniyeliğine anlıyordu kalemin hasretini. Üzülmüyordu ama hiç. Kağıt ise her kalem darbesinde sıyrılan yarasının yine kalem ile iyileşmesini izliyordu sadece. Birbirlerine zarar verseler bile her zaman birbirlerine derman oluyorlardı. Koflaşmış zihinlerini olgunlaştırıyorlardı ikisi de. O benim kağıdımdı. Ben ise basit mürekkebe bandırılmış bir tüydüm. Canını daha fazla yaksam bile sevgi duyduğunu söylerdi bana hep. Mutlu oldum onun sayesinde bir sonsuzluk.
Hak Cipta Terpelihara
#95
emek
WpChevronRight
Jom sertai komuniti bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang diperibadikan, simpan cerita kegemaran anda ke dalam Pustaka anda, serta beri komen dan undi untuk mengembangkan komuniti anda.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Maklumat lanjut
WpActionLinkGaris Panduan Isi