Bir kadının hayatta kalma hikayesi...
Gerçek insanlardan ve hayatlardan ilham alınarak kurgulanmış, duygu yüklü, umut dolu, aşk kokan bir hikaye...
Elif Meri ve Kerem'in hikayesi...
***Dünya'nın birçok yerinde bazı kadınlar ortak bir kaderi yaşıyorlar. Evlerini, sevdiklerini, eşlerini, hatta çocuklarını, kısacası hayatlarını arkalarında bırakıp, başka evlerin temizliği, yemeği ile, başka çocukların ninnileri ile yaşıyorlar...
Bu hikaye yüreğini memleketinde bırakmış, Gürcü, Özbek, Filipinli, Meksikalı, Endonezyalı, Bulgar, Romen ya da Türkmen adı bir yerlerde sadece "Kadın" olarak geçen, istemeden yarım kalmış, yüreği gerçek yuvalarında, sevdalarında kalan güzel insanlara ithaf ediyorum...***
❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞
"Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti.
Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum.
"Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?"
"Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez."
Bir düşman kapıyı çalar.
Elinde ölümle bekler.
İmkânsız bir aşk başlar.