Şehir kara bulutlar ardında sisli bir şekilde görünüyordu. Kendinden emin fakat bir o kadar da duygu ve esaret yüklü ayak izleri bırakıyordu ardında genç delikanlı. Bilmiyordu fakat toz bulutu onu içine hapsetmişti ansızın. Burnuna gelen ekşimsi kokuyla yüzünü buruşturdu. Burnunu tıkadı ve ağzını açtı. Derin derin nefes almaya başladı. Başı dönüyor, iradesinin zayıfladığını hissediyordu. Sokak lambasının altına oturdu ve gözlerini yumdu, tenini teğet geçen rüzgarın yumuşak dokunuşlarını hissediyor, her yapraklar sallandığında daha da mayışıyordu. Başının dönmesi bir yana kulakları uğulduyor, vücudu uyuşuyordu. Gövdesini lambaya yasladı ve uyandığında derin bir uykuya dalmak isteyeceği dünyaya son bir kez göz gezdirdi. Nitekim yaklaşan felaketin habercisi değildi.Alle Rechte vorbehalten