KIRILMA

KIRILMA

  • WpView
    Reads 1,970
  • WpVote
    Votes 311
  • WpPart
    Parts 19
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Aug 1, 2020
"A-az önce ne y-yaptın sen?" Adam kıza anlamayan gözlerle baktı ve yabancı olduğunu belli eden aksanı ile umursamazca cevap verdi: "Yanınıza oturdum, sakıncası mı var?" Kız duyduğu sözlerle sanki mümkünmüşcesine daha da şaşırdı. Bir insan nasıl olur da tek bir hareketi ile zamanı durdurabilirdi ki? 'Acaba hayal mi gördüm?' diye düşünmekten kendini alamadı bir an. Öyle olsaydı karşısındaki adam neden hâlâ yok olmamıştı? Güçlükle çıkan sesi ile konuştu: "Ama a-arabalar durdu, h-herşey durdu!" Adam duydukları ile neye uğradığını şaşırdı! Bu nasıl olabilirdi? Kızında donmuş olması gerekmez miydi? Kendisinden başka birinin nasıl olurda zamanı durdurduğunda donmadığı inanılır gibi değildi! Neyseki fazlasıyla soğukkanlı biriydi. Hiçbir şey olmamış gibi davranıp daha sonra bu olayı kesinlikle araştıracaktı. ...
All Rights Reserved
#214
zaman
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • KIZIL GECE
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines