Bellek { OğBah}

Bellek { OğBah}

  • WpView
    Reads 144
  • WpVote
    Votes 26
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Oct 21, 2018
Küçük bir hafıza silinmesi , belki yeni bir aşk belki de hüznün ta kendisi ile tanışma fırsatı . Ben olsam aşkla tanışırdım diyen Gizem'in gerçek adını bile bilmeden sanki hiçbir şey olmamış gibi hayata tutunması. Her şeyi hatırladığında Tufan'ın gene peşini bırakmaması . Ve en önemlisi Gizem'in ailesi kim ? Evli mi , sevgilisi var mı ? Hayatına Tufan'ı alabilir mi ? Geçirdiği kazadan sonra Posttravmatik Amnezi geçiren Gizem'in belleği geriye dönük olarak silinir . Hastanede Gizem'in bir çocuğu olmadığı belirlense de evli olup olmadığını hala bilmiyordur . Gizem'in ailesinden tek bir iz bile bulunmayınca Gizem bir rehabilitasyon merkezine yatırılır ve Doktor Tufan onunla özel olarak ilgilenmeye başlar . Bir ay kadar zaman geçtiğinde Tufan Gizem'İn hafızasının yerine gelmeyeceğini düşünmeye başlamışken bir gün Gizem'in rehabilitasyon merkezinden kaçışı ile büyük bir şoka uğrar. Rehabilitasyon Merkez'ine geldiğinden beri sokağa çıkmayan ve öncesi de hafızasından silinmiş olan Gizem sadece yürümeye başlar.
All Rights Reserved
#99
oğbah
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Gözler Aynı Sen
  • ASENA
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines