
Evrenin bitmek bilmeyen sonsuzluğuna bir son yazdı kaderimiz. İpek saçlarımın arasından dökülen talaşlar ve altın iplik gibi parlayan tellerinin arasındaki koyu gölgeler. İnsan ırkının adım atmadığı sonsuz denizler kadar berrak olan gözlerimin gece karanlığında kan karasına dönüşen haleli bakışları. Tenimi sarmalayan sıcak suyu duymuyordum sanki. Soğuktu dokunduğum bu gerçek dünya. Bir çok kişiden övgü alan fiziğimde duran tuhaf kıyafetler ve bana hiç mi hiç hitap etmeyen bir zihin. "Farklı hissediyorum." dedim boşluğa doğru. O kadar izole bir ortamdı ki fısıltım bile dev yankıları beraberinde toplayıp getiriyordu bana. "Kendim değilim sanki. Bir gariplik var." Kuru yaprakların üzerine düşen gözyaşlarımın havada süzülmelerini izledim. Buraya beni zorla getiren ve içimi burkan bir şeyler vardı. Bir yel esti ve saçlarımı hafifçe taradı. Hemen dibinde kıvrıldığım ağaç hafifçe parladı ve çatırdayan adım sesleri doldu kulağıma. "Haklısın." dedi benimkine bir hayli benzeyen bir ses. "Bende neden burada olduğumu düşünüyordum." Ağacın ardından çıkan iki göze baktım. Önüne düşen sarı bukleleri gece büyüyen parlak göz bebeklerini kapatamamıştı. Bu bakışları çok iyi tanıyordum. Ormanın karanlık köşelerine dönen başı benim üzerimde sabitlendi. Karşımda duran kız, saç köklerinden ayak parmaklarına kadar, bendim...Tous Droits Réservés
1 chapitre