TUTSAK UYANIŞ

TUTSAK UYANIŞ

  • WpView
    Reads 1,065
  • WpVote
    Votes 52
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Oct 2, 2018
Bir zamanlar, en azından daha sağlıklı olduğum ve Sidney Lainer'e eski bir Wrangler'le bırakıldığım zamanlar hayatımın ne kadar değişebileceği hakkında hiçbir fikrim yoktu. Bana az limonlu vanilyalı dondurmanın tadındaki nahoşluğu, yükselen enflasyonun yaşattığı krizi ve annemin beni sevgiyle kucaklayışını göstermişlerdi. Beni güneşle ısıtmış, rüzgarla üşütmüşlerdi. Kulağımda What a Wonderful World çalmıştı ve gece sahilde yosunların kokusuyla uyumuştum. Bir zamanlar gördüğüm her şeyin keskin bir doğruluğu olduğuna inanırdım; Yürüdüğüm kaldırım taşının, pencereden akan damlanın, Mi Rancho kafenin ve Michael Jackson'un. Ta ki biri kulağıma dışarıdan getirdiği o altın kelimeleri fısıldayana dek. Bir zamanlar annemin narin kızıydım, şimdiyse bilenmiş sivri bir bıçağa dönmüştüm. İnandığım tek şeyse siyah saçlı ve oldukça soğuk bir çocuğun gözleriydi. "Sıraya oldukça rahat oturmuştu, bir dirseği sandalyesinin yaslanma kısmına dayalıydı. Boyu uzundu, oldukça uzun. Kumral saçları dağınıktı fakat yüzüyle bütün oluşturacak kadar da düzgün duruyordu. Çene hatları bir kayın ağacı kadar sertti. Düzgün ve az yağlı bir fiziği vardı, spor salonunda oldukça fazla vakit geçirmiş gibiydi. Üzerine bembeyaz bir tişört giymişti. Elini rahatça koyduğu sıranın üzerinde uçlu kalemini durmadan çeviriyor ve siyah gözleriyle doğrudan bana bakıyordu. Bakışları keskindi, beni rahatsız edecek ve içimi ürpertecek kadar."
All Rights Reserved
#47
uyanış
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • Vortaris
  • Albay Kızı
  • DUHUL
  • On Üçüncü Pay
  • YAPAY KALP +21
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines