'Saçlarım delicesine savrulurken , artık sudan çıkmış bir balık kadar ıslaktım. Kirpiklerimi, şiddetle esen rüzgarla birlikte olup bizi ezen yağmura karşı zorlanarak açık tutuyordum . Yanımdakilerin de benden bir farkı yoktu. Yine de birlikteydik. Islanmak bizim için kaçıştı. Birbirine bağlanarak oluşmuş bir uçurtma gibi gökyüzüne özgürce bırakılmıştık . Tek sorun kaybolmamamız için olması gereken ipin bizde olmaması ve bilinmezliğe savrulmamizdi. Oradan oraya adice esen rüzgar bizi darmaduman ederken , tek ümidimiz o ipin bir yerlere takılı kalmasıydı. Yağan yağmur ise belkide şiddetiyle bizi savrulmaktan kurtaracaktı.'