MEYUS
  • WpView
    Reads 30
  • WpVote
    Votes 23
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, May 27, 2018
BALIN BEHİN EFSER : Mutluluk ne demekti unutmuştu genç kız. Mutlu olmayı her şeyden çok istiyordu.Aslında onun hayatını isteyen kaç kız vardı. Ama bir türlü mutlu olamıyordu. Çok zengin bir ailesi var. Aslında bir para insanı mutlu etmezdi. Ama kimse bunu bilmiyordu. Aslında hayatında istediği her şey oluyordu. Ama bir şekilde mutlu olamıyordu. Çünkü hayatında hiç aşık olmamıştı. Belki ilerleyen zamanlarda karşısına çok sevdiği,aşık olduğu biri çıkardı. Aslında kendisi de çok fazla aşka inanmıyordu. Çünkü gerçek bir aşk yaşamamıştı. EFKAN EFLAH BARLAS: Mutluydu. Her şeyi elde ediyordu. Çünkü zengindi. Ama o kadar da mutlu değildi aslında, kendini kandırıyordu. Babasının istediği işletme bölümünü okumuştu.Çünkü babası oğlunun kendi şirketinde çalışmasını istiyordu. Babasını şirketi kendisine bırakmayı düşünüyordu. Babasının düşüncesi şirketi tecrübeli birine bırakmak istediği için çocuğuna işletme bölümünü okutmuştu. Efkanın çocukluğu mükemmel geçmemişti. Babası toplantıdan toplantıya,annesi davetlere katılıyordu. Efkan sürekli bakıcılarla büyümüştü. Ama yine de mutlu bir çocukluk geçirmişti. Çalıştı,çabaladı bir şekilde ailesinin gözüne girmeyi başardı. Ama yine mutlu değildi,olamıyordu. Hayatında çok sevdiği kız kardeşinden başka kimse yoktu. Bir de hayatın da ki bütün sırları bilen çok yakın arkadaşı vardı. Efkan hayatında çok fazla insana gerek yoktu. "Mutluluğu sende buldum sana aşık köle oldum Bu dünyada senden başka, hiç kimseyi sevmez oldum Ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek" " Ya delice sev ya haince Terk et ama asla aldatma " Ellerini hiç çekme ellerimden Seninle çoğalıyor mutluluğum Pırıltılar eksilmesin gözünden Yaşadığımı seninle anlıyorum
All Rights Reserved
#22
barlas
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • KORKUT / bxb
  • Mafyaymısmıs
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • ALİN | Gerçek Aile

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines