Ay İblisleri

Ay İblisleri

  • WpView
    OKUNANLAR 22,321
  • WpVote
    Oylar 2,576
  • WpPart
    Bölümler 18
WpMetadataReadYetişkinDevam ediyor
WpMetadataNoticeSon yayınlanan Cts, Ara 9, 2023
Sunny Moon için hayat oldukça anormal dercede normaldi. Kardeşleri ile birlikte olan yaşamı fanilere kıyasla fazla uçuktu elbette fakat onların "normal" kavramı da buydu. Özlerindeki yaratığa verebilecekleri bir isim yoktu belki, lâkin ünleri Şeytan olarak yayılırdı. Çünkü bir annenin rahminden çaldıkları saf bedenlerin altında, kötü ruhlarla dans eden bir iblisi andırırlardı. Derler ki: Ay İblisleri, Ay'ın karanlık yüzünün eseridir. Onun kötü kalbinin, içindeki yıkımın ve ruhunun ızdırapını taşıyan yeryüzündeki elçileri. Her evrenin, zamanlara bölünmüş iblisi vardır. Sunny, hayatlarının son zamanda değiştiğinin farkındaydı. Ama sessizliği seven karakteri onu bir köşeden izlemeye mahkûm bırakırken, kendini bir anda yalanlar üstündeki hayatlarının sırrını çözerken bulacaktı. Bu karışık labirentte temeldeki asıl sırrın kendisi olduğunu bilecek olması ise, kaçınılmaz bir gerçekti. 〆 "Aşk, bütün sonları ebedi kılar..." •••
Tüm hakları saklıdır
En büyük hikaye anlatıcılığı topluluğuna katılınKişiselleştirilmiş hikaye önerileri alın, favorilerinizi kütüphanenize kaydedin ve topluluğunuzu büyütmek için yorum yapın ve oy verin.
Illustration

Ayrıca sevebilecekleriniz

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Daha fazla bilgi
WpActionLinkİçerik Rehberi