Umutsuz Kuma

Umutsuz Kuma

  • WpView
    Reads 760,917
  • WpVote
    Votes 18,891
  • WpPart
    Parts 26
WpMetadataReadComplete Thu, Jan 31, 2019
WpInfo
Fiction
Romance
-Gel Fatma otur kızım babamdan kızım kelimesini duyunca bişey olduğunu anlamıştım -Buyur baba -Fatma Duran ağayı tanırsın büyük oğlu Şirvan'ın eşi bunlara torun veremiyomuş yani kızım o eve kuma olarak gidiyosun -Baba sen ne dersin okuyorum ben ne kuması eşi nolucak birinin mutsuzluğunun üzerine mutluluk kurulurmu olmaz baba yapamam -kes sesini Fatma sana olurmu yada olmazmı diye sormadım gidiyosun dedim o kadar -Bende gitmeme dedim baba yapamam beni umursamazlar bile onlar,beni kuma olarak aşağılarlar -Bende o zaman Ceylan'ı veririm yarın akşam gelicekler elleri boş savmam bilesin babasının gözlerinde kararlılık vardı yapardı biliyordu verirdi Ceylan'ını 15 yaşına yeni bastı o kaldıramazdı bu yükü -Peki baba kabul ediyorum
All Rights Reserved
#1
amed
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • BERDEL
  • maskeli Meftune +18
  • Aşirete Gelin Olmak
  • İSYAN
  • KUMA (Tamamlandı)
  • ZARİN(TÖRE)
  • AZE/ BERDEL
  • BERDEL (TAMAMLANDI)
  • GULNİŞÂN ( TAMAMLANDI )

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines