KARADENİZ UŞAKLARI

KARADENİZ UŞAKLARI

  • WpView
    Reads 6
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Oct 2, 2018
"Soğuğu iliklerime kadar hissediyorum ama üşümüyorum.Çünkü acı çekiyorum. Acı nasıl bir duygu bilir misin? Peki ya acıyla yaşamayı? Bu son soru acının üstüne giderek direnmeyi bilir misin? İşte ben buyum salak gibi kendine bile bile acı çektiren basit bir varlıgım. Ben tam bir acizim.Ben tam bir güçsüzüm." Artık o da ağlamaya başlamıştı.Neden peki acıdıgı için mi? "Sevilmedigini bilmek! Sevilmedigini bilerek aynı ortamlarda o seni sevmeyen insanlarla durmak tam bir yüzsüzlük.Hele ki onların öz annenle baban olması çok acı verici... Benim hayatım bu ve özür dilerim üzülmeni istemezdim" Oturdugum yerden yüzüne bakmadan yanından ayrılırken " Nereye?"diye sordu. Daha ne istiyor bu benden "Gerçekleri anlat dedin anlattım daha ne istiyorsun benden?" "Seni hem de herşeyinle yanlışlarınla veya dogrularınla yeter ki benim ol.Hala anlayamadın dimi seni köpek gibi SEVİYORUM BE !!!" *********** Bu benim ilk hikayem ve yanlışlarım için özür dilerim.Begendiyseniz lütfen önerin! Ve şimdiden teşekkür ederim.
All Rights Reserved
#46
he
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Gözler Aynı Sen
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • RUH-U REVAN (Askıda)
  • ASENA
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines