Bu kitapta, insanın yaşadığı olaylardan neyin rüya neyin gerçek hayat olduğu konusunda yaşayabileceği ikileme dikkat çekilmektedir. Baş kahraman çevresindeki kişilerin ideal olarak gördükleri gösterişli bir hayata sahiptir. Babasının ölümünden sonra kendisine miras kalan büyük bir yayıncılık şirketinin başındadır. Gerek fiziksel görünümü, gerek maddi konumu, gerekse sosyal çevresi açısından çevresindeki herkesin imrendiği bir hayat sürmektedir. Ancak bir gün, geçirdiği bir trafik kazası sonucu yüzü parçalanır ve hareketli yaşantısı sona erer. Bir anda eski arkadaşlarından kimseyi çevresinde bulamaz. Kendisini yalnız ve mutsuz hisseder. Rüya aleminde kendisini daha çok sever, çünkü orada eski yaşantısını sürdürmektedir.
Rüya mı Gerçek hayat mı karıştırmaya başlar, neyin gerçek olup olmadığını sorgulamaktadır artık.
Rüyanızda olaylar tamamen sizin kontrolünüz dışında gelişir. Ne yeri, ne zamanı, ne de senaryoyu siz belirlersiniz. Uykunuzun bir yerlerinde kendinizi aniden birtakım olayların içinde bulursunuz. Değişik mantık örgüleri, anlaşılmaz doğa yasalarıyla karşı karşıya kalmanıza rağmen bunların birçoğu size garip gelmez. Gerçekte ne eliniz, ne gözünüz, ne de görülüp-tutulacak birşey olmadığı halde, etrafınızdaki herşey sizin için gerçek, elle tutulan, gözle görülen şeylerdir.
''Aras Boran Demirkan'' adlı kişiyi ''Sıkıntılı Müvekkil'' olarak kaydettiniz.
Siz:ya sen manyak mısın?! (02.54)
Siz:Bak gerçekten soruyorum bir sıkıntın varsa söyle.
Siz:ben sana bana bela çıkarma dedikçe sen neden beni zorluyorsun?