Kış Yeşili

Kış Yeşili

  • WpView
    Reads 761
  • WpVote
    Votes 7
  • WpPart
    Parts 11
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jul 5, 2020
Kelimelerle tanıştığım ilkokul yıllarından, anı defteri tutacak anılar biriktirmeye kadar epey uzun zaman geçti. Büyürken geçtiğimiz bu yolda çok şey gördüm, çok şey yaşadım. Ama o günden beri yoldaşım ve sırdaşım olan anı defterlerim beni hiç yalnız bırakmadı. Kimler geldi kimler geçti bu yolculuğumda. Hâlâ da gelip gitmeye devam ediyorlar. Ancak o - anı defterim- hep benimleydi. O günden beri yazmaya tutkuluyum. Ta ki bir kitap yazmalıyım artık dedirtecek kadar. Kış Yeşili benim için çok farklı bir kitap oldu. Onu farklı yapansa içerisinde yazmış olduğum olayları bizzat kendimin yaşaması. Evet, bu bir hikâye. Ve hikâye olmasından ötürü bazı yerleri kurgusallaştı. Ancak pek çok şey benim hayatımdan parçalar taşıyor. Bir Yazarın hayal dünyasından çok, bir Yazarın anılarını barındırıyor. Onu böylesi önemli yapanda bu olsa gerek... Cedric'i hepiniz bilirsiniz. Onun çocukluğumuzdan beri hafızalarımıza kazınan meşhur bir sözü vardır: "Eğer 8 yaşındaysanız hayat gerçekten zor." İşte ben her zaman bu sözü buruk bir tebessümle hatırladım. Ve bu kitabı yazmadan önce şöyle dedim: "Eğer 18 yaşındaysan hayat gerçekten zor." Benim için her şey gerçekten öyle zordu ki bir defterin sararmış sayfalarına kesik hıçkırıklarımla dolu cümleler olarak iç kırıklıklarımı bıraktım. "Eğer yazmak her şeyi daha iyi yapıyorsa, bir okyanus dolusuna ihtiyacım var." Diyerek başladığım anı defterimden hüzünlerimi, acılarımı, gözyaşlarımı serpe serpe buralara getirdim. Bu benim hikâyem ve bu sizi de ortak ettiğim bizim hikâyemiz. Üzümlü kekime...
All Rights Reserved
#180
resim
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN (Askıda)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Gözler Aynı Sen
  • ASENA
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines