Gökyüzü... Bizleri bırakıp gitmeyen tek şey o galiba. Sabah,akşam her zaman orada. Biz onu bıraksak bile o bizi bırakmaz. O kadar sadıktır. İnsanların aksine! Kafamı mavi gökyüzünden alıp parkın çıkışına doğru ilerlemeye başladım. Tozlu kaldırımda ayakkabılarımı sürterek ilerliyordum. Üstüm başım toz içindeydi. Ah harika annem beni eve almicak kapıda üstümü soymaya çalışıcaktı. Neyse mecbur annem görmeden eve girmeye çalışıcaktım ama bu çok zordu çünkü kadın radar gibiydi. Köşeyi döndüğüm de girdiğim sokakla gözlerim birazcık dolmuştu. Sadece hüngür hüngür ağlayacak kadar. Bu onların eski evlerinin sokağıydı. Gitmeden önce yani... Gözlerimden akmak üzere olan yaşları elimin tersiyle itip koşarak sokaktan çıkmaya çalışıyordum ama sanki koş koş bitmiyordu. Takıldığım taşla duvarın dibine düşmem bir oldu. Pantolonumun yırtık olan bölümünden akan kanla yüzümü buruşturup sırtımı duvara yasladım. Tam onların eski evlerinin karşısındaydım. Şuan başkaları o evde oturup hatıralar biriktiriyordu. Bu sefer akan gözyaşlarımı silmedim. Onları özgürlüklerine kavuşturdum. "Neden gittin? Neden gittiniz? Beni tek bıraktınız ikinizde!" Elime aldığım kumu kaldırıma doğru savurdum. "Sizi özledim..." fısıldarcasına çıkan bu sözler kalbimde ki mezara su olmuştu. Keşkelerle dolu cümlelerimi duymak istemezsiniz. Keşkeleri kim duymak ister ki? Ama 'keşke hiç gitmselerdi' demek zorundayım çünkü onlarsız eksik hissediyorum. Sanki tüm çocukluğum çalınmış ve diri diri toprağa gömülmüş gibi. Onunla birlikte...
Bizim hikayemiz diğerlerinden biraz farklı. Biraz hüzünlü. Biraz maceralı. Biraz aşklı.
'Bolca küfür içerir!'
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
''Aras Boran Demirkan'' adlı kişiyi ''Sıkıntılı Müvekkil'' olarak kaydettiniz.
Siz:ya sen manyak mısın?! (02.54)
Siz:Bak gerçekten soruyorum bir sıkıntın varsa söyle.
Siz:ben sana bana bela çıkarma dedikçe sen neden beni zorluyorsun?