EFSANEVİ

EFSANEVİ

  • WpView
    Reads 698
  • WpVote
    Votes 65
  • WpPart
    Parts 16
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Mar 21, 2021
Kader... Bazıları Kader'in çoktan yazılmış olduğunu sadece bizim onu gerçekleştirmemiz gerektiğini düşünür. Ve bazıları ise Kader'in her zaman elimizde olduğunu ve istediğimiz koşullarla şekillendirebileceğimizi düşünür. Lakin her ikisininde ortak noktası gerçekleşmesi gereken tümüyle bize ait yaşamlarımızdır. Dünya'ya Tanrı tarafından gelip kendimize ait hayatımızı oluşturmak için... Yaratılan varlıkların en gelişmişi olarak bilinen insanların bazıları ilk insandan son insana kadar kendi özgür iradelerinin verdiği yetkiyle bilinçli kara, kötücül düşünceler edinip hayata geçirmişlerdir. Dünyanın yaratılış zinciri defalarca kez zarar görürken bu ağır teraziyi tekrardan büyük dehaların ve en güçlü insanların yaptığı gibi nasıl dengeye sokabileceğiz? Tabiki insanların yarattığı sorunları sadece insanlar çözerdi... Ruhları bedenlerini özel kılan birden çok insan Kader'in çoktan gerçekleştirmiş olup yarattığı birkaç özel taş sayesinde yine ve yeniden Dünya'nın sallanmaya başlayan dengesini dengelemeyi sağlamaya çalışacaktılar Peki sevgili kader! Bunu başarabilecekmiydiler? Koca bir dünya'yı Bir kaç kişi tekrar dengeleyebilecek miydi? Kim bilir?!... Süperkahraman'da #5 KAPAK TASARIM:@leticiamodi
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KIZIL GECE
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines