Hiç istemediğim bir yere zorla getirilmiş, istemediğim bir okulda okuyordum. Dahası hiç istemediğim bir kişiyle sıramı paylaşıyor, istemediğim bir başka kişiyle sürekli muhatap olmak zorunda kalıyordum. Ankara'ya geldiğimden beri hiçbir şey istediğim gibi gitmiyordu. Aslına bakarsanız, ona da istemeden aşık olmuştum. Bu istemediğim şeyler silsilesindeki pişmanlıklarımın yavaş yavaş silinmesini sağlamıştı Ankara'ya deniz getiren adam. Evet, ona istemeden aşık olmuştum fakat pişman değildim. Olamazdım. O benim gördüğüm en güzel rüyaydı. Her şey mükemmel olmasa da içinde bulunduğum rüya her şeyi mükemmel kılabilecek kadar güzeldi. O, çok güzeldi. İşin en güzel yanı ise uyandığımda bu rüyanın son bulmayışıydı. O benim uyanıkken de görebileceğim tek rüyamdı. Gündüz Düşü'm.All Rights Reserved