KARANLIKTAN GELENLER

KARANLIKTAN GELENLER

  • WpView
    LECTURAS 594
  • WpVote
    Votos 124
  • WpPart
    Partes 22
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación lun, jul 23, 2018
Zengin Türk mitolojisini hiç böyle okumadınız.Oğuz Gök Tengri'nin adaletini acuna yaymak için atası Kara Han'ın karşısında durabilecek mi? Kuzeyden beklenmedik saldırı haberleri gelmektedir. Kadim zamanda yapılan doğaüstü varlıklar ile insanlar arasındaki savaştan beri sürdürülen barış bozulacak mı? Atası ile olan fikir ayrılıkları bir tarafa acuna musallat olan karanlıktan gelen yaratıklara karşı insanları bir arada tutabilecek mi?Doğaüstü varlıklar ile insanlığın apansız mücadelesine hazır mısınız? Oğuz Kağan destanına bağlı kalınarak tarihin gerçekliği ile eşgüdümlü şekilde yazılan KARANLIKTAN GELENLER kitabım sizleri bekliyor.Daha ne duruyorsun.Kuyağını(zırh) kuşan, miğferini baş et, pusatını bile.Oğuz'un safında mücadeleye katıl.Yalnız yağıların(düşman) kalabalık, güçlü ve sinsi.Hazırsan başlayalım. Lütfen yorum ve oylarınızı eksik tutmayınız. Keyifli okumalar dilerim. (Yazım hatalarına lütfen itibar etmeyiniz, peyderpey düzeltilecektir)
Todos los derechos reservados
#4
oğuzkağan
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • FIRTINA ZAMANI
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido