'Olabiliriz bence...'dedi gözleri gözlerime kilitlenmişken, sürekli yaklaşması cabasıydı.
Sürekli bir karanlıktaydık, bilmem kaç tonluk yıldız kayaları ve gök taşları ile aramızda sadece bir cam katmanı vardı. Dünyanın yok oluşundan sonra Uzay'daki bu cam adada suda çırpınan karınca misali yaşama tutunmaya çalışıyorduk ve bu zordu.
'Artık denemeye çalışmaktan ve başa sarmaktan yoruldum. Olmuyor işte benimde bir sınırım var.' dedim ne kadar sınırlarımı yıkıp aramızdaki beş santimlik mesafeyi kapatmak istesemde.
Cevap vermedi onun yerine kadife yumuşaklığındaki parmak uçları şakaklarımdan başlayarak boynuma doğru bir yol çizdi. Dışarıda saniyenin onda birinde milyonlarca kaya, gezgegen ve yaşam birimlerinin yok oluşunu hissettim. Karşımdaki adam sınırlarımı aşmaya çalışırken 'Her şey yok olurken, aşk nasıl varolabilir?' sorusuyla yaklaştım dudaklarına..
Tous Droits Réservés