SONSUZA GİDERKEN

SONSUZA GİDERKEN

  • WpView
    Reads 17
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jul 11, 2018
WpInfo
Fiction
Romance
Ben sarhoş olmadım hiçbir zaman, kendimden geçmedim, diri diri yaşadım hayatımı. Geceleri uyuyamadım çoğu zaman, vakit öldüremedim. Her acıyı saniye saniye yaşadım. Her nefeste hissettim ben. Şimdi bir sigara daha yakın ve geçti diyin. Üfleyin dumanları rüzgara karşı özgürlüğünü seyredin, içinizdeki dertlerin. Çok şey var içimde söyleyemediğim. Söyleyemedikçe biriken biriktikçe yakan... Ne demek istediğimi söylemem gerekenler ile duymak istedikleri arasında sıkıştım kaldım. Tam anlamıyla anlaşılmaktan çok uzakta bırakıldım. Bir şeyler çöktüğü zaman kendimi onları toparlayacak kişi olarak gördüm kendime yıkıcı oldum. Söylemek istediklerim şeyler oldu hep kendimi en kötü şekilde kırılmış gibi hissettim. O an sustum çok ağrıma gitti. Mesela bir süre sonra unutuyorsun. Hissettiklerini, yaşadıklarını, sesini.. Ama işte en çok şunu soruyor insan kendine: Neden Sevmedi?
All Rights Reserved
#227
hüzün
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • RUH-U REVAN
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
  • Gözler Aynı Sen
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines