Sarhoş

Sarhoş

  • WpView
    Reads 604
  • WpVote
    Votes 191
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jan 9, 2019
Ameliyyathane kapısının uğursuz sesi doldurudu kulaklarını. Bir sedye çıktı ardından, üzerinde bir adam. Gözleri yaşamla parlayan, kalbi hala atan, elleri sıcacık ama ölü bir adam. Ayağa kalktığında tanımadığı ama çok sevdiği adamın elini tutuyordu küçük kız ve sıcaklığı tüm varlığını kaplıyordu. Gülümsüyordu ve dudaklarının düğümü açılıyordu, gözlerine bakıyordu ve oradaki tüm buzdan bariyerleri eritiyordu. Ölü bir adam, ruhu çoktan bit pazarındaki huysuz bir alıcıya kurban giden kız çocuğuna yaşam bahş ediyordu. Ona kalbini armağan ediyordu hep atsın diye, gülüşünü bahş ediyordu hep mutlulukla tebessüm etsin diye ve en sonda gözlerini veriyordu yaşamla hep parlasın diye. Yabancı genç küçüğüne ruhunu miras bırakıyordu ve küçük kız o ruhu kalbinin kuytularında bir mahsene haps ediyordu. Hiç kirlenmesin, hiç kaybolmasın, hep ona ait olsun diye. Sedye ilerlediğinde küçük kız ağlayarak koşmaya devam ediyordu ama genç adam ona son kez gülümseyerek elini bırakıyordu "Uyan benim küçük kızım" diye "Uyan" Küçük kız belki bilmiyordu ama ruhunu emanet aldığı adam onun yanıbaşındaydı. Belki hiç farketmeyecek ve hep kaybettiği adamın acısıyla yaşayacaktı. Kırgın, üzgün ve ölü bir şekilde. Zaten çoktan ölmüş olan o kız burnunun ucundaki adamı fark etmeyinceye kadar asla yaşamayacaktı.
All Rights Reserved
#10
sarhoş
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Mafyaymısmıs
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Sirayet|Texting
  • KORKUT / bxb
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • YENGE | YARITEXTİNG

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines