ŞAVK +18

ŞAVK +18

  • WpView
    Reads 2,083
  • WpVote
    Votes 143
  • WpPart
    Parts 8
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Sep 22, 2019
Sürgülü cam kapıyı ittirip "Evet?" diye sordum. "Konuş." Alaz'ın kahveleri sorgulayıcı bir edayla kısıldı. "Seni çağırdığımı hatırlamıyorum?" Oturduğu koltuğa doğru ufak adımlar atarken gözlerim evin etrafını çevreleyen ağaçlardan birine yaslanmış silüeti buldu. Sakinliğimi koruyabilmek adına kendimi telkin ettim ve adımlarımı hızlandırdım. "Neden bu kadar rahatsın?" Dudaklarına götürmekte olduğu kahveyi içmekten vazgeçerek ahşap masaya bıraktı. Alay dolu bakışlarını yüzüme çevirdiğinde "Rahatsız olmamı gerektirecek bir durum mu var?" diye sordu. İzleniyorduk ama bu onun umrunda gibi görünmüyordu. Farketmemiş olmasının imkanı yoktu. "Oyunbozanlık ediyorsun," kollarımı oturduğu koltuğun kenarlarına yaslayarak üzerine eğildim. "Planlarımızı ne çabuk unuttun?" Onun kendini beğenmiş, alaycı tavırları yüzünden her şey mahvolmaya yakındı. O ve planları umrumda değildi ancak bu kadar yaklaşmışken kimse beni hedefimden şaşırtamazdı. "Benim hiçbir şeyi unuttuğum yok ," derken bakışları beni baştan aşağı süzüyordu. Bu yakınlığımı garipsediğini hissedebiliyordum. "Ama son zamanlarda sen kendini rolüne fazla kaptırdın." "Bundan memnun olmadığını söyleyebilir misin?" Dudaklarımda yalancı bir tebessüm oluştuğunda "En başında bu işi ciddiye almamı isteyen sendin." dedim. Gecenin karanlığında ağacın ardında gizlenebildiğini sanan iri bedene son bir bakış atarak yeniden Alaz'a döndüğümde onun yüzünü beklediğimden daha yakınımda buldum. Kaşları çatılmıştı, gözlerindeki alay henüz kaybolmamıştı ama vücudundaki gerginliği de tam olarak gizleyemiyordu. "Ne yapmaya çalışıyorsun Samira?" Artık ilk anki kadar rahat değildi. Elimi yanağına koyarak baş parmağımla tenini okşarken bedenimi kucağına bıraktım. Refleksle kolunu belime sardığında farkında olmadan kucağında daha rahat oturmamı sağlamı
All Rights Reserved
#818
karanlik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Mafyaymısmıs
  • KORKUT / bxb
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • ALİN | Gerçek Aile

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines